HASTANEDE YATARAK TEDAVİ GÖREN SARS-COV-2 İLE ENFEKTE HASTALARDA KOMORBİTE SIKLIĞININ HASTALIĞIN AĞIRLIĞI VE PROGNOZU ÜZERİNE ETKİSİ

NESRİN KIRAL, ALİ FİDAN, ERSİN DEMİRER, COŞKUN DOĞAN, ELİF TORUN PARMAKSIZ, SEVDA ŞENER CÖMERT

Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2021;32(3):245-252

Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Kliniği, İstanbul, Türkiye

 

GİRİŞ ve AMAÇ: COVID-19’a komorbiditelerin sık eşlik ettiği gösterilmiştir olup komorbiditelerin olumsuz sonuçlar için risk faktörü olabileceği düşünülmektedir.Çalışmamızın amacı, COVID-19 tanısı ile kliniğimize yatırılan olgularda eşlik eden hastalıkların prevalansını, komorbiditelerin hastalığın ağırlığı ve prognozu üzerine etkisini saptamaktır YÖNTEM ve GEREÇLER: Retrospektif, epidemiyolojik, tek merkezli çalışmamıza, 15 Mart–15 Haziran 2020 tarihleri arasında SARS-CoV-2 ile enfekte olup hastaneye yatırılan, üst solunum yolundan boğaz ve burun sürüntü örnekleri kullanılarak RT-PCR (reverse transkripsiyon-polimeraz zincir reaksiyonu) testi ile ve/veya korona virüsü pnömonisi ile uyumlu akciğer görüntüleme özelliğine göre klinik olarak teşhis edilen olgular alındı. Hastalığın ağrılığı ve prognoz ile komorbiditelerin arasındaki ilişki istatistiksel olarak değerlendirildi. BULGULAR: COVID-19 tanısı alan toplam 258 hasta çalışmamıza dahil edildi. Toplam 140 (%54.3) hastada altta yatan komorbidite mevcuttu. Hastaların 134’ü (%51.9) erkek ve 124’ü (%48.1) kadın, yaş ortalamaları 54.2 (min: 18; maks: 92) yıldı. En yaygın saptanan komorbidite hipertansiyon (%32.9) ve diyabet (%22.1) idi. Ağır pnömoni gelişimi hipertansiyon varlığında (%.47.0 vs %34.1), kalp yetersizliği varlığında (%66.6 vs. %36.2) ve immünsupresyon varlığında (%69.2 vs. %37.0) anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p<0.05). Komorbiditesi olan hastalarda YBÜ’ye yatış %12.1 iken, olmayanlarda %6.8 saptandı (p=0.147). Komorbiditesi olmayan hastalarda ölüm oranı %4.2 iken komorbiditesi olan hastalarda mortalite %8.6 idi (p=0.162). Ek hastalığı sırasıyla olanlarda ve olmayanlarda ölüm oranları, hipertansiyon (%11.7–%4.0, p=0.019), immunsupresyon (%23–5.7, p=0.046), kalp yetersizliği (%22.2–%5.4, p=0.022), diabet (%14.0–%4.4, p=0.029) ve kronik böbrek hastalığı (%33.3–%5.6, p=0.016) için anlamlı düzeyde yüksek bulundu. TARTIŞMA ve SONUÇ: Çalışmamızda komorbiditesi olan hastalarda hastalığın daha ağır seyrettiği, YBÜ’ye yatış ve ölüm gibi olumsuz sonuçların daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Bu nedenle hastaların öyküleri alınırken ek hastalıklarının dikkatli sorgulanması önem taşımaktadır. Bu yaklaşım daha ağır seyredebilecek hastaları erken tespit etmemize, tedavi planını ve yatış kararını düzenlememize yardımcı olacaktır.