HAZÂİNÜ'S-SA'ÂDÂT (SAĞLIK VE MUTLULUK HAZİNELERİ) EŞREF BİN MUHAMMED, HAZ.: MÜCAHİT KAÇAR - NADİR İLHAN

Gamze ÜNSAL TOPÇU

Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Lokman Hekim Tıp Tarihi ve Folklorik Tıp Dergisi - 2026;16(2):325-329

Bitlis Eren Üniversitesi, Bitlis

 

Amaç: Bu çalışma Osmanlı tıp ve ahlak literatürünün önemli bir klasiği olan XV. yüzyılda kaleme alınmış Eşref bin Muhammed'e ait Hazâinü's-Sa'âdât adlı eseri, mevcut çevirisi temelinde modern okuyucu ve araştırmacılara tanıtmayı hedeflemektedir. Ayrıca eserin tarihsel tıp metinlerine ilgi duyan hekimler, tıp tarihçileri, tıp etiği araştırmacıları ve kültür tarihçileri için güvenilir bir başvuru kaynağı olarak konumlandırılması amaçlanmıştır. Bu eser, geçmişin sağlık ve mutluluk anlayışını görünür kılarak hekimlik mesleğinin tarihsel değer alanını kavramaya katkı sunmaktadır. Yöntem: Çalışmada eserin orijinal nüshaları karşılaştırmalı biçimde incelenmiş, sağlam bir temel metin oluşturulmuştur. M. Kaçar ve İ. Nadir tarafından hazırlanan çeviri, filolojik ve tarihsel bir yaklaşımla ele alınmıştır. Metin günümüz Türkçesine aktarılırken dönemin kavram dünyası ve tıbbi terminolojisi korunmuştur. Açıklayıcı notlar, giriş yazısı ve değerlendirme bölümüyle metnin bağlamı desteklenmiştir. Bulgular: Hazâinü's-Sa'âdât, bedensel hastalıkların tedavisi kadar ruh sağlığı, ahlaki erdemler ve iyi yaşam ilkelerini de kapsayan ansiklopedik bir eserdir. Perhizler, ilaç terkipleri, psikolojik öğütler ve manevi yönlendirmeler eserin temel içeriğini oluşturmaktadır. Metin, beden ve ruh dengesine dayalı hekimlik anlayışını somut örneklerle yansıtmaktadır. Sonuç: Kaçar ve Nadir tarafından hazırlanan bu çeviri, Osmanlı tıp kültür mirasının önemli bir halkasını günümüze taşıyarak tıp tarihi ve tıp etiği alanlarının daha iyi anlaşılmasına imkân sağlamaktadır. Sağlık ve Mutluluk Hazineleri başlığıyla yayımlanan eser, modern tıp pratiğinde giderek daha fazla önem kazanan bütüncül hasta bakımı ve iyi oluş hâli kavramlarının tarihsel temellerini görünür kılmaktadır. Metin, hekimliğin biyolojik çerçeveyle sınırlı olmadığını, psiko-sosyal ve manevi boyutları içeren köklü bir anlayışa dayandığını hatırlatması bakımından günümüz hekimleri ve sağlık çalışanları için dikkate değer bir referans niteliği taşımaktadır.