Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

HBSAG POZİTİF KAN DONÖRLERİNDE HEPATİT DELTA VARLIĞININ DEĞERLENDİRİLMESİ

NESRİN GAREAYAGHİ, DOĞUKAN ÖZBEY, MUSTAFA ALTINDİŞ

Journal of Biotechnology and Strategic Health Research - 2025;9(1):31-37

 

Amaç: Hepatit Delta virüsü (HDV), insanlara parenteral yolla bulaşan, Hepatit B virüsü (HBV) varlığında Hepatit B yüzey antijenini (HBsAg) kullanarak karaciğer hücreleri içerisinde çoğalabilen ve enfeksiyona neden olabilen küçük ve defektif bir ribonükleik asit (RNA) virüsüdür. İnsanlarda var olan HBV enfeksiyonu sonrası süperenfeksiyon veya HBV ile aynı anda koenfeksiyon yaparak hastalık oluşmasına katkı sağlayabilir veya HBV’nin oluşturduğu karaciğer hasarını daha da şiddetlendirebilir. Yapılmış olan bu çalışmada HBV varlığı HBsAg saptanması sonucu gösterilmiş kan bağışçılarının kanlarında HDV’nin bir belirteci olan Anti-HDV’nin taranması ve bu iki virüsün birlikteliğinin araştırılması amaçlanmıştır. . Elde edilecek bulguların, hem kan transfüzyonu güvenliği açısından hem de HDV’nin toplumdaki yaygınlığının izlenmesi açısından önemli katkılar sağlayacağı öngörülmektedir. Yöntem: Çalışmaya Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kan Merkezi’ne kan bağışı yapmış 70542 bağışçı arasından HBsAg pozitifliği saptanmış olan 88 bağışçının kan örneği dahil edilmiştir. yarışmacı ELISA prensipli ticari test kiti ile Anti-HDV taraması yapılmıştır. Anti-HDV S/Co değeri şüpheli çıkan kişilerde ise doğrulama amaçlı olarak reverse transkriptaz polimeraz zincir tepkimesi (RT PCR) metoduyla HDV RNA araştırılmıştır. Bulgular: Uygulanan tarama testi sonucu tüm kan örneklerinde Anti-HDV non-reaktif (negatif) olarak saptanmıştır. Bu test sonrasında sonucu negatif olarak yorumlansa da okuma değeri pozitiflik sınırına yaklaşmış olan değerler şüpheli olarak kabul edilmiş ve HDV RNA testyle doğrulama işlemine tabi tutulmuştur, fakat bu doğrulama testinde de tüm örneklerden negatif sonuç alınmıştır. Sonuç: Bu çalışmaya dahil edilen örneklerde tüm sonuçlar negatif bulunsa da HDV’nin kanla bulaşabilen bir etken olduğunun göz önüne alınması ve özellikle HBV pozitifliği bulunmuş kişilerde HDV taramasının da yapılmasının ülkemizde endemik bir hastalık olan HDV’nin seroprevalansında önemli bir etkisi olacağı düşünülmektedir.