Kadriye Kart Yaşar
Hamidiye Medical Journal - 2025;6(4):194-200
Tarih boyunca hekimin mesleki yeterliliğinin yanı sıra hastasına karşı hukuki ve etik yaklaşımı da tartışılmıştır. Hekim ile hasta arasındaki tedavi sözleşmesi hekime birtakım borçlar ve yükümlülükler yükler. Hekimin mesleki yeterliliği, bilgisi ve tıbbi ehliyeti, özen ve kişisel edim yükümlülüğünün temelini oluşturur. Yani hekim hem tıbbi açıdan başarılı olmak hem de hastasının haklarını gözetmek zorundadır. Bu çalışma, hekimlerin sıklıkla bilinçli olmadığı hukuki sorumluluk konusunda bilgilendirme ve farkındalık oluşturma amacıyla hazırlanmıştır. Hasta ve hekim hukuku kapsamında hak ve sorumluluk doğuran ilişkiler bir sözleşmeye, haksız fiile veya kamu hizmetine dayanır. Bu nedenle hekim-hasta ilişkisinin iki önemli hukuki dayanağı vardır: Borçlar Hukuku ve İdare Hukuku mevzuatı. Çalışmada bu mevzuat üzerinden farklı ülkelerdeki hukuki sorumluluk örneklerine de değinilerek ülkemizdeki hukuki mevzuat kısaca derlenmiştir. Ülkemizde hekim ile hasta arasındaki sözleşmeye ve haksız fiile dayalı ilişki Borçlar Kanunu ile düzenlenirken, kamu hizmeti ilişkisi İdare Hukuku tarafından düzenlenmektedir. Hekim-hasta ilişkisinin hukuki dayanağı olan vekâlet sözleşmesi uyarınca hekimler, tıbbi eylemlerinden dolayı tazminat, cezai ve disiplin sorumluluğu ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenle hekimler hastalarına karşı tıbbi, etik ve hukuki sorumluluk bilinci ile hareket etmelidir.