Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

HEMİFASİYAL SPAZM VAKALARINDA MİKROVASKÜLER DEKOMPRESYON CERRAHİSİNİN UZUN DÖNEM SONUÇLARI: KLİNİK SERİ

OZAN HAŞİMOĞLU, YUSUF KILIÇ, BURUÇ ERKAN, BARIŞ ÇÖLLÜOĞLU, BÜLENT TİMUR DEMİRGİL, TAHA HANOĞLU, TUBA ÖZGE KARAÇOBAN, LÜTFİ ŞİNASİ POSTALCI

Comprehensive Medicine - 2025;17(3):213-220

Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi, Beyin ve Sinir Cerrahi Ana Bilim Dalı, İstanbul, Turkiye

 

GİRİŞ ve AMAÇ: Hemifasiyal spazm (HFS), genellikle mikrovasküler dekompresyon (MVD) cerrahisi ile tedavi edilen zorlu bir nörolojik hastalıktır. Bu retrospektif çalışma, 2015-2023 yılları arasında merkezimizde HFS hastalarına uygulanan MVD prosedürlerinin etkinliğini ve sonuçlarını değerlendirmektedir. YÖNTEM ve GEREÇLER: Klinik değerlendirme, fizik muayene, elektromiyografi (EMG) ve görüntüleme çalışmalarına dayalı olarak HFS tanısı konan 46 hasta çalışmaya dahil edildi. Cerrahiye uygunluk, hastanın ameliyat riskini tolere edebilme kapasitesi ve olası vasküler kompresyonun varlığına göre değerlendirildi. Ameliyat sonrası hastalar belirli aralıklarla takip edilerek MVD cerrahisinin uzun dönem sonuçları incelendi. BULGULAR: MVD cerrahisi sonrası hastaların %84,8’inde “Mükemmel” ve “İyi” sonuçlar elde edildi. Ameliyat sırasında en sık anterior inferior serebellar arter (AICA) kompresyonu olmak üzere arteriyel kompresyon yaygın olarak gözlemlendi. Petrosal venöz kompresyon vakalarında ise sonuçlar daha düşük başarı gösterdi. Kalıcı nörolojik hasar veya ölüm bildirilmezken, komplikasyon oranı düşük bulundu. Bununla birlikte, semptomların tekrarlaması nedeniyle hastaların %8,6’sında yeniden cerrahi müdahale gerekmiştir. TARTIŞMA ve SONUÇ: Bu çalışma, mikrovasküler dekompresyonun hemifasiyal spazm için birincil cerrahi tedavi olarak etkinliğini ve güvenliğini desteklemektedir. Yüksek başarı oranı ve düşük komplikasyon insidansı ile MVD, hastaların büyük çoğunluğunda önemli ve kalıcı semptom rahatlaması sağlamaktadır. Bulgularımız, vasküler kompresyon paternlerinin tanımlanmasının cerrahi sonuçları optimize etmede kritik bir rol oynadığını vurgulamaktadır. Gelecekte daha büyük ölçekli, çok merkezli çalışmalar, hasta seçim kriterlerini ve cerrahi stratejileri daha da geliştirmek için yol gösterici olacaktır.