ALİ RAHMAN, KADİR KAAN ÖZSİN
Turkish Journal of Vascular Surgery - 2007;16(1):19-24
Amaç: Bu çalışmada kliniğimizde gerçekleştirdiğimiz otojen arteriyovenöz fistüllerinin sonuçlarını analiz ederek bu yöntemi tartışmayı amaçladık. Yöntem: Kliniğimizde 1996 - 2005 tarihleri arasında aynı ekip tarafından kronik böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyaliz uygulaması gereken 414 hastada oluşturulan 495 üst ekstremite otojen arteriyovenöz fistülünün sonuçları retrospektif olarak değerlendirilmeye alındı. Arteriyovenöz fistül oluşturmak için öncelikle dominant olmayan üst ekstremite distal damarları seçildi. Erken ve geç dönem takipler sonucunda primer yetmezlik ve açık kalım oranları irdelendi. Bulgular: Hastaların 229'u erkek (%55.3), 185'i kadın (%44.7) olup yaş ortalamaları 51.5±15,5 idi. Açılan 495 arteriyovenöz fistülün 17 tanesi (%3.4) snuff-box, 368' i (%74.4) el bileğinde Brescia-Cimino yöntemiyle radiyal arter ve sefalik ven arasında, 110' u (%22.2) antekübital bölgede brakiyal arterle sefalik veya bazilik ven arasında gerçekleştirildi. Fistüllerin erken primer yetmezlik oranları snuff-box, radiyosefalik ve antekübital bölge için sırasıyla %17.4, %4.1, %1.8 iken 1 yıllık açıkkalım oranları %64.8, %80.2, %90.9 olarak bulundu. Erken dönemde komplikasyon oranımız %6.7 tespit edildi ve tromboz en sık izlenen komplikasyon oldu. Sonuç: Öncelikli tercihin daha az komplikasyon ve daha fazla açıkkalım oranları nedeniyle otojen arteriyovenöz fistüller olması gerektiğini ve üst ekstremitede oluşturulan fistüllerin kabul edilebilir sonuçları olduğunu düşünmekteyiz.