Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

HEMODİYALİZ HASTALARINDA MORTALİTE İLE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER: TÜRKİYE’NİN DOĞU ANADOLU BÖLGESİNDEN TEK MERKEZLİ BİR VERİ

ŞİYAR ERDOĞMUŞ, FATMA KAYMAKAMTORUNLARI

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası - 2020;73(3):239-246

Başkent University Faculty of Medicine, Department of Nephrology, Ankara, Turkey

 

Amaç: Hemodiyaliz hastaları genel popülasyona göre yüksek mortalite riskine sahiptir. Bu hastaların mortalitesini etkileyen birçok risk faktörü bildirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, bu hastaların klinik ve laboratuvar özelliklerini değerlendirmek ve mortalitelerine katkıda bulunan risk faktörlerini tanımlamaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışma Ocak 2018 ile Ocak 2020 arasında yapılan retrospektif gözlemsel bir kohort çalışmasıdır. Çalışmanın başlangıcında tüm hastalar klinik olarak değerlendirildi ve demografik, klinik ve laboratuvar özellikleri ile ilgili veriler toplandı. İki yıllık takip süresinin sonunda hastalar sağkalım durumuna göre iki gruba ayrıldı. Hayatta kalan ve ölen gruplar arasında veriler analiz edildi. Mortalite ile ilişkili risk faktörlerini değerlendirmek için lojistik regresyon analizi kullanıldı. Bulgular: Toplam 74 hasta (%53 kadın ve %47 erkek) analize dahil edildi. Çalışma popülasyonunun ortalama yaşı 53,04±14,61 yıl idi. İki yıllık takip süresinin sonunda 21 (28,4) hasta öldü ve dört (5,4) hastaya böbrek nakli uygulandı. Önde gelen ölüm nedeni kardiyovasküler olaylar (%52,2), ardından enfeksiyonlar (%43) idi. Hayatta kalan hasta grubuyla karşılaştırıldığında, ölen hasta grubunda daha yüksek komorbid durumlar, daha ileri yaş, daha yüksek eritropoezi uyarıcı ajan dozları, daha düşük serum kreatinin ve albümin seviyeleri ve daha yüksek C-reaktif protein (CRP) seviyeleri gözlendi. Diabetes mellitus, serebrovasküler hastalık ve yüksek CRP seviyeleri mortalite için bağımsız risk faktörleri idi. Sonuç: Bu hasta grubunda sağkalımı artırmak için hastaların takibinde erken ve dikkatli bir değerlendirme şarttır. Hemodiyaliz hastalarında mortalite riskinin artmasının nedenlerini daha iyi belirlemek için büyük ölçekli çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır.