Havva BOZDEMİR, Safiye ŞENER, Züleyha ŞİMŞEK YABAN, Yasemin ÖZHANLI, Eda ALTUN
Acta Medica Nicomedia - 2026;9(1):1-10
Amaç: Hemodiyaliz (HD) hastalarında hastaların böbrek nakline yönelik isteklerini, böbrek nakline dair bakış açılarını, bilgi düzeylerini, tutum ve beklentilerini incelemektir. Yöntem: Araştırma, tanımlayıcı nitel desende yarı yapılandırılmış derinlemesine bireysel görüşmeler kullanılarak yürütüldü. Çalışma Temmuz 2025 -Ocak 2026 tarihleri arasında Kocaeli Şehir Hastanesi Hemodiyaliz Ünitesi'nde gerçekleştirildi. Araştırmaya, en az üç aydır HD tedavisi alan , 18 yaş ve üzeri, Türkçe konuşabilen ve gönüllü olarak katılmayı kabul eden 21 hasta dahil edildi. Veriler kişisel bilgi formu, hastalık ve böbrek nakline ilişkin bilgi formu ile yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplandı. Görüşmeler ses kaydına alınarak yazılı metne dönüştürüldü ve MAXQDA programı kullanılarak iki araştırmacı tarafından tematik analiz yöntemiyle değerlendirildi. Bulgular: Hastaların 35'i (%62,5) erkek, 21'i (%37,5) kadın olup, yaş ortalaması 49,3 (22 -72), medyan yaş 54'tü. Tanı anında hastaların 19'unda (%33,9) ek hastalık vardı. 25 hasta (%44,6) Hodgkin Lenfoma, 31 hasta (%55,4) Non -Hodgkin Lenfoma tanısı almışlardı. Nakil öncesi 42 hastanın (%75) Deauville skoru <4 iken, 13 hastanın (%23,2) skoru >=4 idi. 100. gün Deauville skoru 40 hastanın (%78,4) <4 iken, 11 hastanın (%21,6) skorunun >=4 olduğu tespit edildi. Nakil sonrası ilk 100 günlük mortalite %7 olarak hesaplandı. Hastaların 16'sında (%28,6) nakilde verilen CD34+ kök hücre sayısı <5x106 / kg iken, 40'ında (%71,4) >=5x106 /kg' dı. Nakil sonrası nötrofil engrafman süresi ortalaması 11,8 gün, trombosit engrafman süresi ortalaması ise 10,8 gün olarak hesaplandı. Kaybedilen 10 hasta vardı. Progresyonsuz sağ kalım süresi en fazla 73 ay, ortalama progresyonsuz sağ kalım süresi 2 2,7 ay olarak bulundu. Sonuç: Hemodiyaliz hastalarının böbrek nakline ilişkin deneyimleri çok boyutlu bir yapı sergilemektedir. Nakil sürecinde psikososyal, kültürel ve inanç temelli faktörlerin dikkate alınması; hasta merkezli, bütüncül ve bireyselleştirilmiş bakım yaklaşımlarının geliştirilmesi açısından önem taşımaktadır.