Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

HEMODİYALİZ TEDAVİSİ ALAN HASTALARDA SERUM ADROPİN DÜZEYLERİ İLE KAROTİS İNTİMA-MEDYA KALINLIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİ: KESİTSEL BİR ÇALIŞMA

Ayse Kevser DEMİR, Demet YAVUZ, Mirsad YALÇINKAYA, Havva Yasemin ÇİNPOLAT, Nihal AYDEMİR

Journal of Contemporary Medicine - 2026;16(1):1-6

Department of Internal Medicine, Faculty of Medicine, Samsun University, Samsun, Türkiye

 

Amaç : Kardiyovasküler hastalık (KVH), idame hemodiyaliz tedavisi alan kronik böbrek hastalığı (KBH) olan hastalarda oldukça yaygındır. Adropin, kardiyometabolik düzenleme ve endotelyal fonksiyonla ilişkili bir peptid hormondur; ancak hemodiyaliz popülasyonunda subklinik ateroskleroz ile ilişkisi net olarak ortaya konmamıştır. Bu çalışmanın birincil amacı, idame hemodiyaliz tedavisi alan hastalarda serum adropin düzeyleri ile karotis intima-medya kalınlığı (KİMK) arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem : Bu tek merkezli, kesitsel ve gözlemsel çalışmaya idame hemodiyaliz tedavisi alan 118 erişkin hasta dâhil edildi; bunların 107'si nihai analize alındı. Hastaların klinik özellikleri, biyokimyasal parametreleri, Malnütrisyon-İnflamasyon Skoru (MİS) ve KİMK ölçümleri kaydedildi. Serum adropin düzeyleri, enzim bağlı immünosorbent analiz (ELISA) yöntemi kullanılarak ölçüldü. Aşırı adropin değerleri, interkuartil aralık (IQR) yöntemiyle belirlendi ve duyarlılık analizlerinde dışlandı. Adropin düzeyleri, KİMK ve klinik değişkenler arasındaki ilişkiler düzeltilmemiş analizlerle değerlendirildi; ayrıca KİMK'nin mevcut KVH'yi ayırt etme performansını değerlendirmek amacıyla alıcı işletim karakteristiği (ROC) analizi yapıldı. Bulgular : Analize alınan 107 hastanın 64'ünde (%59.8) mevcut KVH saptandı. KVH'si olan hastalarda KİMK değerleri, KVH'si olmayanlara kıyasla anlamlı olarak daha yüksekti (1.06+/-0.23 mm'ye karşı 0.97+/-0.34 mm; p=0.007). KİMK, mevcut KVH'yi ayırt etmede sınırlı bir ayırt edici performans gösterdi (eğri altındaki alan [AUC]=0.653) ve optimal kesim değeri 0.94 mm olarak belirlendi. Serum adropin düzeyleri belirgin bireyler arası değişkenlik gösterdi ve düzeltilmemiş analizlerde KİMK, KVH varlığı veya MİS ile anlamlı bir ilişki saptanmadı. Aşırı adropin değerlerinin dâhil edildiği ve dışlandığı duyarlılık analizlerinde bulgular niteliksel olarak benzerdi. Sonuç : İdame hemodiyaliz tedavisi alan hastalarda daha yüksek KİMK değerleri, KVH varlığı ile ilişkili olup, bu bulgu KİMK'nin bu yüksek riskli popülasyonda vasküler yükün bir göstergesi olabileceğini desteklemektedir. Buna karşılık, bu kesitsel analizde serum adropin düzeyleri ile KİMK veya mevcut KVH arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Çalışma tasarımı ve sınırlı örneklem büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda, bu bulgular temkinli şekilde yorumlanmalı ve hemodiyaliz popülasyonlarında adropinin olası rolünü daha iyi aydınlatmak için daha büyük, hipotez odaklı çalışmalara ihtiyaç vardır.