Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

HEMOLİZ, YÜKSEK KARACİĞER ENZİMLERİ VE DÜŞÜK TROMBOSİT SAYISI SENDROMUNU ÖNGÖRMEDE ALBÜMİN-BİLİRUBİN SKORUNUN ROLÜ

Sadun SUCU, Murat Levent DERELİ, Cantekin İSKENDER, Şevki ÇELEN

Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2026;37(1):85-91

Hitit University Çorum Erol Olçok Training and Research Hospital, Çorum

 

Amaç: Çalışmanın amacı, karaciğer fonksiyon bozukluğunun değerlendirilmesinde kullanılan albumin-bilirubin (ALBI) skorunun, karaciğerin belirgin olarak etkilendiği hemoliz, yüksek karaciğer enzimleri ve düşük trombosit sayısı (HELLP) sendromunun gelişimini öngörmedeki etkinliğini araştırmaktı. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif vaka-kontrol çalışması, 1 Ocak 2018 ile 1 Ocak 2022 tarihleri arasında Ankara'da üçüncü basamak bir merkezde yürütülmüştür. Çalışmaya HELLP sendromu tanısı almış 61 hasta ile birlikte yaş ve gebelik haftaları eşleştirilmiş 122 sağlıklı gebe kadın dahil edilmiştir. Kan örnekleri, HELLP sendromu bulgularının gelişmesinden ortalama 6 hafta önce, gebeliğin 20-28. haftalarında alınmıştır. Tüm katılımcıların demografik, klinik ve biyokimyasal verileri analiz edilmiştir. HELLP sendromu tanısı doğrulanmış hastaların ALBI skorları, öngörü değerini değerlendirmek için regresyon ve alıcı çalışma eğrisi analizleri kullanılarak kontrol grubuyla karşılaştırılmıştır. Bulgular: HELLP grubunda toplam bilirubin düzeyleri anlamlı derecede yüksek iken albumin düzeyleri ise anlamlı derecede düşüktü (p<0.05). Sonuç olarak, ALBI skorları anlamlı derecede yüksekti (p=0.004). Alıcı çalışma eğrisi analizi, ALBI'nin HELLP sendromunu öngörmede ayırt edici güce sahip olduğunu gösterdi (Eğri altında kalan alan=0.629; p=0.007). Gerek HELLP grubunda gerekse de katılımcıların tümünün dahil edildiği grupta, ALBI skorunun, kötü kompozit neonatal sonuçların prediksiyonunda istatistiksel olarak anlamı yoktu (p>0.05). Sonuç: Çalışmamızın sonuçlarına göre, karaciğer hastalıkları için özellikle prognoz belirlemede kullanılan ALBI skoru, HELLP sendromunun erken öngörüsünde de kullanılabilecek öngörü modellemeleri arasında yer almaya adaydır. Ancak eşik değerleri ve güvenilirliği doğrulamak için prospektif çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır.