HEMOVİJİLANS ÇALIŞMALARININ TRANSFÜZYON UYGULAMALARINA ETKİSİ: TEK MERKEZ DENEYİMİ

SAMET YAMAN, GÖKHAN EVREN, BİLGE ZİHAR, EMİNE BEKÖZ, YURDAGÜL KÖKCÜ, ABDULKERİM YILDIZ

Hitit Medical Journal - 2024;6(3):349-355

 

Amaç: Kan ürünü transfüzyonu dünya çapında en yaygın kullanılan tıbbi müdahalelerden biridir. Ancak transfüzyonla ilişkili advers olaylar (TRAE’ler), hastalarda morbiditeye ve hatta nadiren mortaliteye neden olabilir. Bu nedenle son yıllarda transfüzyonun güvenli ve etkin uygulanması açısından hemovijilans çalışmaları önem kazanmıştır. Gereç ve Yöntem: 2016-2023 döneminde yayımlanan transfüzyon uygulamaları geriye dönük olarak incelendi. Olumsuz reaksiyonlar (AR) ve olumsuz olaylar (AE) dahil olmak üzere tüm TRAE kaydedildi. Hemovijilans uygulamalarının TRAE insidansına etkisi, yıllar arasında olay sayısı ve türü karşılaştırılarak analiz edildi. Bulgular: 2016-2023 yılları arasında toplam 8 yıl boyunca toplam 45571 hasta için 135506 kan ürünü kullanıldı. 170 hastada 172 advers reaksiyon (AR) bildirildi. Genel AR insidansı 126,8 (/100000) olarak bulundu. Yıllık en yüksek AR oranı 168,04 (/100000) ile 2018 yılında bildirildi. Hemovijilans tedbirleri sıkılaştırıldığı için AR’lerde 2020 yılı başından bugüne istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş kaydedildi (p<0.001). Sonuç: Bu çalışmanın sonucu, hemovijilans önlemleriyle AR’lerde azalmanın sağlanabileceğini gösterdi. Alerji gibi yaygın görülen bazı TRAE’lerin altta yatan patofizyolojik mekanizmalar nedeniyle önlenmesi pek mümkün görünmese de bazı reaksiyonların hemovijilans ile azaltılabileceğini gösteren çalışmamızın klinisyenleri ve hemovijilans birimlerini teşvik edeceğini umuyoruz. Hemovijilans çalışmalarıyla daha güvenli transfüzyon yapılmaya çalışılsa da en önemli konu kan bileşenlerine maruziyetin en aza indirilmesidir.