Medine SERTKAYA, Beratiye ONER
Online Türk Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;11(1):62-70
Amaç: Bu çalışma, bir kamu hastanesinde çalışan hemşireler arasında bilişim yeterlilik düzeylerini ve klinik karar verme yaklaşımlarını incelemeyi ve demografik faktörlerin bu ilişkiyi etkileyip etkilemediğini araştırmayı amaçlamıştır. Materyal ve Metot: Kesitsel ve tanımlayıcı araştırma deseni kullanılmıştır. Veriler, Ocak ve Mart 2025 tarihleri arasında Ankara, Türkiye'de görev yapan 502 hemşireden toplanmıştır. Veriler, "Bilgi Teknolojileri Rehberliğinde Eğitim Reformu (TIGER) Girişimi Tabanlı Hemşirelik Bilişimi Yetkinlikleri Değerlendirme Aracı" ve "Hemşire Karar Verme Ölçeği" ile toplanmıştır. Veriler tanımlayıcı istatistikler, Ki-kare testi, Spearman korelasyonu ve Çoklu Regresyon analizleri değerlendirilmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 30,2 yıl olup, %73,3'ü kadın ve %87,4'ü lisans ve üzeri eğitime sahiptir. Hemşirelerin %64,9'u genel bilişim eğitimi almış, yalnızca %22,3'ü hemşirelik bilişimi üzerine özel eğitim almıştır. Genel olarak, bilişim yetkinliği "yetkin" düzeyde değerlendirilmiştir (X?=2,37); en yüksek puan temel bilgisayar becerilerinde (2,64), en düşük puan klinik bilgi yönetiminde (2,25) bulunmuştur. Hemşirelerin yaklaşık %90'ı sezgisel karar verme eğilimindedir. Korelasyon analizinde bilişim yetkinlikleri ile karar verme arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Regresyon modelinde, temel bilgisayar becerileri (beta=0,381) ve klinik bilgi yönetimi (beta=0,377) karar verme puanlarını pozitif yönde yordarken, bilgi okuryazarlığı (beta= -0,364) karar verme üzerinde negatif bir etki göstermiştir. Sonuç: Bu çalışmada yer alan hemşireler, orta düzeyde bilişim yeterliliğine (TIGER ortalama puanı=2,37) sahip olduklarını, nispeten daha güçlü temel bilgisayar becerilerine sahip olduklarını ancak klinik bilgi yönetimi ve bilgi okuryazarlığı puanlarının daha düşük olduğunu göstermiştir. Hemşire Karar Verme Ölçeği ortalama puanı (91), sezgisel karar vermenin baskın bir şekilde kullanıldığını göstermiştir. Bu bulgular, klinik kararları desteklemek için yapılandırılmış bilişim eğitimine ve kanıta dayalı sistem entegrasyonuna duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır.