HEMŞİRELİK ÖĞRENCİLERİNİN KLİNİK STRESÖR ALGISININ KLİNİK UYGULAMALARA YÖNELİK TUTUMLARINA ETKİSİ

Ali Burak ÖZER, Ramazan DENİZ, Sevim GÜVEN, Gülşah ÇAKAN

Avrasya Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;9(2):1-14

Department of Nursing, Faculty of Health Sciences, Ağrı İbrahim Çeçen University, Ağrı, TURKEY

 

Amaç: Bu çalışma, hemşirelik öğrencilerinde klinik stres algısının klinik uygulamalara yönelik tutumlar üzerindeki etkisini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Bu araştırma tanımlayıcı ve kesitsel niteliktedir. Araştırmanın verileri Şubat 2024 ile Şubat 2025 tarihleri arasında toplanmıştır. Örneklem, Türkiye'de bir kamu üniversitesinde eğitim gören hemşirelik bölümünün 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerinden oluşan 188 katılımcıdan meydana gelmiştir. Veri toplama araçları olarak Tanımlayıcı Özellikler Formu, Hemşirelik Öğrencilerinin Klinik Stresör Algıları Ölçeği ve Hemşirelik Öğrencileri için Klinik Uygulamalara Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Toplanan veriler, SPSS yazılımı ile analiz edilmiş ve istatistiksel testlerin anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak referans alınmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan bireylerin yaş ortalaması 21,57+/-1,59 yıl olup, %67,6'sı kadın olarak belirlenmiştir. Klinik Stresör Algıları Ölçeği toplam puan ortalaması 40,07+/-12,69 ve Klinik Uygulamalara Yönelik Tutum Ölçeği toplam puan ortalaması 97,45+/-18,75 olarak saptanmıştır. İki ölçeğin toplam puanları arasında istatiksel bir fark saptanmamıştır (p>0,05). Klinik Stresör Algıları Ölçeği toplam puanı ile Tutum Ölçeği'nin klinik uygulamalara yönelik inanç ve beklenti alt boyutu toplam puanı arasında negatif yönde zayıf bir anlamlılık bulunmuştur (r = -0,236, p = 0,001). Ayrıca, bu alt boyut ile Klinik Stresör Algıları Ölçeği'nin klinik ortamdaki uygunsuz durumlar (r = -0,255, p < 0,001), öğretim elemanının uygunsuz davranışları (r = -0,242, p = 0,001) ve hemşirelik bakımı ile ilgili endişeler (r = -0,222, p = 0,002) alt boyutları arasında da zayıf ve negatif yönde ilişkiler saptanmıştır. Sonuç: Araştırma, hemşirelik öğrencilerinde klinik stres düzeyi ile klinik uygulamalara yönelik tutumlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığını göstermiştir. Buna karşın, öğrencilerin klinik stresi düşük seviyede algıladıkları ve klinik uygulamalara karşı olumlu tutum geliştirdikleri tespit edilmiştir. Klinik ortamda karşılaşılan uygunsuz durumlar, öğretim elemanlarının olumsuz davranışları ve hemşirelik bakımı ile ilgili endişelerin artması ise öğrencilerin klinik uygulamalara yönelik inanç ve beklentilerini olumsuz yönde etkilemiştir. Bu doğrultuda klinik uygulama ortamlarının uygun hale getirilmesi ve klinik uygulamada görevli eğiticilerin öğrenci hemşirelere öncülük etmesi stres düzeylerini düşürebilir. Ayrıca beklenen uygulama çıktılarının öğrenci hemşirelerle paylaşılması önerilebilir.