Sevda KORKUT, Gamze SAATÇİ, Büşra ÇETİN
Göbeklitepe Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;9(2):36-47
Bu çalışma, hemşirelik öğrencilerinin yapay zekâ okuryazarlığı ve yapay zekâ tutumunun yapay zekâ kaygısındaki rolünü araştırmak amacıyla yürütülmüştür. Bu kesitsel çalışma, bir üniversitedeki 444 hemşirelik öğrencisinin katılımıyla tamamlanmıştır. Veri toplamak için Öğrenci Tanıtım Formu, Yapay Zekâ Okuryazarlığı Ölçeği, Yapay Zekâya Yönelik Genel Tutum Ölçeği ve Yapay Zekâ Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25 istatistik programı ile değerlendirilmiştir. Araştırma bulgularına göre, hemşirelik öğrencilerinin yapay zekâ kaygısı ile yapay zekâ okuryazarlığı arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Bu durum, yapay zekâ okuryazarlığı yüksek olan bireylerin yapay zekâ ile ilgili daha az kaygı duyduklarını göstermektedir. Ayrıca, yapay zekâ kaygısı ile yapay zekâya yönelik hem olumlu hem de olumsuz tutumlar arasında da negatif ilişkiler bulunmuştur. Regresyon analizi sonuçlarına göre, yapay zekâ okuryazarlığı ile olumlu ve olumsuz tutumlar birlikte ele alındığında, yapay zekâ kaygısındaki toplam varyansın %35'ini anlamlı düzeyde açıklamaktadır. Bu da, öğrencilerin bilgi düzeyleri ve bilişsel/tutumsal yaklaşımlarının kaygı üzerinde önemli bir etkisi olduğunu ortaya koymaktadır. Yapay zekâ okuryazarlığı ve yapay zekâya yönelik tutumlar yapay zekâ kaygısını önemli ölçüde yordamıştır. Ayrıca, yapay zekâ okuryazarlığı ve yapay zekâya yönelik olumlu tutumlar arttıkça yapay zekâ kaygısı azalmış, ancak yapay zekâya yönelik olumsuz tutumlar arttıkça kaygı düzeyi düşmüştür. Yapay zekânın eğitime entegrasyonu, öğrencilerin bilgi düzeyini artırarak kaygılarını azaltabilir.