HEPATİT C BAKIM KASKADI ANALİZİ: TARAMADAN TEDAVİYE GİDEN YOLDAKİ BOŞLUKLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Hatun ÖZTÜRK ÇERİK, Arzu ALTUNÇEKİÇ YILDIRIM, Celali KURT, Şeyma IŞIKLI ŞİMŞEK, Levent ŞENSOY, Hacer Özlem KALAYCI

Mikrobiyoloji Bülteni - 2026;60(3):318-328

Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Ordu

 

Hepatit C virüsü (HCV) enfeksiyonu, günümüzde etkin tedavilerle kür sağlanabilen bir hastalık olmasına rağmen tanı ve tedavi basamaklarındaki kopukluklar eliminasyonun önündeki en büyük engeldir. Bu çalışmada, anti-HCV pozitifliği saptanan hastaların bakım kaskadını analiz etmek, doğrulama testine (HCV-RNA) ve tedaviye erişim oranlarını belirlemek ve il düzeyinde mikro-eliminasyon hedeflerine ulaşılabilirliği değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu çalışma, 1 Ocak 2021- 31 Aralık 2024 tarihleri arasında Ordu ili genelindeki tüm sağlık kuruluşlarında anti-HCV testi çalışılan hastaları kapsayan, retrospektif ve kesitsel bir araştırma olarak gerçekleştirilmiştir. Veriler, İl Sağlık Müdürlüğü ve üçüncü basamak hastane veri tabanlarından çapraz analiz ile elde edilmiştir. Anti-HCV pozitif hastalarda doğrulama testi istem oranı, viremi oranı ve tedaviye başlama oranları değerlendirilmiştir. Dört yıllık dönemde 225218 birey taranmış (il nüfusunun %29.2'si) ve anti-HCV seroprevalansı %0.55 (n= 1241) olarak saptanmıştır. Test istemlerinin büyük çoğunluğu cerrahi branşlar (%38) ve aile hekimliği (%26) tarafından yapılmıştır. Anti-HCV pozitif hastaların yalnızca %47.5 (n= 590)'ine HCV-RNA doğrulama testi yapıldığı, geriye kalan %52.5 (n= 651)'lik kesimin ise tanısal süreçten koptuğu belirlenmiştir. HCV-RNA testi yapılan hastaların %17.2 (n= 102)'sinde viremi saptanmıştır. Viremik hastaların %69.6 (n= 71)'sının tedaviye başladığı, %15.7 (n= 16)'sinin ise tanı almasına rağmen tedaviye ulaşamadığı tespit edilmiştir. Bu çalışma, Türkiye'de ilk kez tam nüfusa dayalı ve kapsamlı bir il düzeyi HCV bakım kaskadını ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, eliminasyonun önündeki temel engelin tanı-tedavi basamakları arasında kopukluk olduğunu göstermektedir. Dünya Sağlık Örgütü 2030 hedeflerine ulaşmak için refleks test uygulaması, hastane bilgi sistemlerine entegre otomatik uyarılar ve takipsiz hastaların aktif geri çağrılması gibi mikro-eliminasyon stratejilerinin hayata geçirilmesi gerekmektedir.