HEPATOSELÜLER KARSİNOM : ERCİYES ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ SONUÇLARI

MUSTAFA ALTINBAŞ, MUSTAFA ÇETİN, M ATAKAN CANBULAT, BÜLENT ESER, HAKAN KOMİTOĞLU, MUHAMMET GÜVEN, ALİ ÜNAL

Journal of Clinical Practice and Research - 2000;22(1):35-43

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ABD

 

Amaç: Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ABD Onkoloji Ünitesinde 1986 yılından 1997 yılı ortalarına kadar hepatoselüler karsinom (HSK) tanısı alan 36 hastayı değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve yöntem: Hastaların yaş, cins, karaciğerdeki lezyon sayısı, altta yatan karaciğer sirozunun varlığı, hepatit serolojisi, alfa-fetoprotein (AFP) düzeyi, uzak metastaz durumu, uygulanan tedavi sonuçları, sağkalım süresi ve hastaların son durumları retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: Hastalarımızın 25'i erkek ve 11'i kadındı. Yaşları 17-74 yıl (56.8±14.1) arasında değişmekteydi. Yirmi altı vakada (%72) hepatit virüsleri ile temas saptandı. AFP düzeyine vakaların 25'inde bakıldı. Dokuz hastada (%36) AFP normal veya normale yakın düzeyde, 14'ünde (%56) yüksek, iki vakada (%8) ise 1000 IU /ml' nin üzerindeydi. Performans durumu, Eastern Cooperative Oncology Group (ECOG) kriterlerine göre 3 olan 18 vakaya destek tedavisi, ECOG<3 olan 18 hastanın 15'ine sadece kemoterapi, üç hastaya ise cerrahi rezeksiyon ve kemoterapi uygulandı. Tam cevap sadece cerrahi rezeksiyon ve kemoterapi birlikte uygulanan iki hastada elde edildi. Kemoterapi verilenlerde sağkalım, verilmeyen hastalara göre anlamlı olarak uzun bulundu. Epirubisin içeren ve içermeyen kemoterapi rejimi alan hastalar arasında sağ kalım açısından anlamlı fark yoktu. Vakalarımızın toplam yaşam süreleri literatüre göre kısa olarak saptandı. Sonuç: Hastalarımızda yaşam süresi literatür bilgilerine göre daha kısa bulundu. Biz bu durumun toplumumuzdaki hepatoselüler karsinom vakalarının Hepatit B virusu ile birlikte sık görülmesine ve hastaların onkoloji merkezlerine geç başvurmalarına bağlı olduğunu düşünüyoruz.