Hasan Tankut KÖSEOĞLU, Duran Deha ÇETİN, Diler TAŞ KILIÇ, Mahmut YÜKSEL, Mevlüt HAMAMCI, Orhan COŞKUN, Nuretdin SUNA, Muhammet Yener AKPINAR, Mustafa KAPLAN, Derya ARI
Akademik Gastroenteroloji Dergisi - 2026;25(1):19-28
Giriş ve Amaç: Hepatoselüler karsinom, dünya çapında en yaygın kanserlerden biridir ve önemli bir mortalite ve morbidite nedenidir. Etiyolojide en büyük risk faktörü sirozdur. Hepatoselüler karsinom tanısı, laboratuvar ve radyolojik yöntemlerin birlikte kullanılmasıyla birçok hasta-da biyopsiye gerek kalmadan konulabilir. Tedavi seçimi; karaciğer rezerv durumu, lezyonların boyutu ve sayısı ile invazyon durumu göz önünde bulundurularak planlanır. Bu çalışmada, tek merkezde hepatoselüler karsinom yönetimi deneyimini sunmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Hepatoselüler karsinomlu hastalar üzerinde retrospektif, gözlemsel, tek merkezli bir çalışma gerçekleştirildi. Hastaların tümöral özellikleri, yöneti-mi ve sağkalım süreleri tanımlandı. Veri seti SPSS programıyla analiz edildi. Bulgular: 2013-2020 yılları arasında hepatoselüler karsinom tanısı almış, ortanca yaşı 63 olan toplam 164 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların %59.1'inde kronik hepatit B virüs enfeksiyonu, %21.3'ünde kronik hepatit C virüs enfeksiyonu, %7.9'unda hepatit Delta virüs enfeksiyonu ve %85.4'ünde siroz mevcuttu. On iki hastaya karaciğer nakli yapıldı, 11 hastaya rezeksiyon, 57 hastaya transarteryel kemoembolizasyon, 8 hastaya perkütan etanol enjeksiyonu, 30 hastaya ablasyon uygulandı ve 57 hasta palyatif bakım ile izlendi. Nakil yapılan hastaların tamamı Child A idi. Child A hastalarında palyatif bakım oranı %19.4, Child B hastalarında %50 ve Child C hastalarında %62.5 olarak bulundu. Lezyonları 20 ila 50 mm arasında olan bireylerin %11.8'inde, 50 mm'den fazla olanların ise %32'sinde hepatit B virüs-DNA pozitif bulundu. Lezyonları 50 mm'den büyük olan hastaların %45'i, lezyonları 20 ila 50 mm arasında olan hasta-ların ise %16'sı palyatif bakım ile izlendi. Sonuç: Tedavi stratejisi lezyonların sayısı, büyüklüğü ve invazyon durumuna göre belirlenir. Bu nedenle hepatit B virüs-DNA'nın yönetimi ve hepatoselüler karsinomanın erken tespiti hastalığın sonlanımı için kritik öneme sahiptir.