HERSCOVİCİ TİP C MEDİAL MALLEOL KIRIKLARINDA TAM YİVLİ KANÜLE VİDA, YARIM YİVLİ KANÜLE VİDA VE GERGİ BANDI İLE TESPİTİN KARŞILAŞTIRILMASI: RETROSPEKTİF BİR KLİNİK ÇALIŞMA

SUAT BATAR, MUHAMMED ENES KARATAŞ, FURKAN BAŞAK, MEHMET METE ORUÇ, BAHATTİN KEMAH, SERDAR KAMİL ÇEPNİ

Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2024;35(3):281-287

Department of Orthopaedics and Traumatology, Nev Anadolu Hospital, Bursa, Türkiye

 

Amaç: Medial malleol kırıklarında anatomik redüksiyon sağlamak ve erken mobilizasyonu mümkün kılmak için genellikle cerrahi tedavi tercih edilir. Bu çalışma, Herscovici Tip C medial malleol kırıklarının tension-band wiring (TBW) ve yarım ve tam yivli kanüle vidalar kullanılarak tespit edilmesinin klinik ve radyolojik sonuçlarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışma, Ocak 2012 ile Aralık 2022 arasında izole medial malleol kırığı nedeniyle ameliyat edilen 18-65 yaş arası hastaları içermektedir. Bir yıldan az takip süresi olanlar, Herscovici Tip C dışındaki kırıkları olanlar, açık kırıkları olanlar, başka implant kullananlar veya takibi kaybedilenler çalışma dışı bırakıldı. Radyolojik değerlendirmeler, preoperatif anteroposterior, lateral ve mortis radyografileri ile bilgisayarlı tomografi taramaları kullanılarak yapıldı. Talokrural açı, köşe açısı ve talus ile tibia tavanı arasındaki hizalanma değerlendirildi. Klinik sonuçlar, Amerikan Ortopedik Ayak ve Ayak Bileği Derneği (AOFAS) Ayak Bileği-Arka Ayak Skalası kullanılarak ölçüldü. İstatistiksel analiz SPSS yazılımı kullanılarak yapıldı. BULGULAR: Toplam 178 hasta çalışmaya dahil edildi: 55’i (%30.9) TBW tespiti, 60’ı (%33.7) yarım yivli kanüle vida tespiti ve 63’ü (%35.4) tam yivli kanüle vida tespiti uygulandı. Ortalama takip süresi 76 ay ve ortalama yaş 32.2 yıldı. TBW grubunun takip süresi diğer gruplara göre anlamlı derecede daha uzundu (p=0.000), yarım ve tam yivli vida grupları arasında fark yoktu. Kırık tarafı, travma mekanizması veya implant çıkarma ihtiyacı açısından gruplar arasında fark yoktu. Postoperatif talokrural açı gruplar arasında benzerdi (p=0.530). Postoperatif köşe açısı, TBW grubunda (ortalama: 63.4), yarım yivli (ortalama: 65.8) ve tam yivli (ortalama: 65,2) vida gruplarına göre anlamlı derecede daha düşüktü (p=0.049). AOFAS skorları, yarım yivli vida grubunda (ortalama: 89,1), TBW (ortalama: 84.2) ve tam yivli vida gruplarına (ortalama: 85.9) göre anlamlı derecede daha yüksekti (p=0.02). Talus’un üst yüzeyi ile anterior tibia tavanı arasındaki hizalanma açısından yarım ve tam yivli vida grupları arasında anlamlı fark bulunmadı. TBW grubunda yanlış hizalanmış eklem sayısı diğer gruplara göre anlamlı derecede daha yüksekti (p=0.000). SONUÇ: Radyolojik sonuçlar, yarım ve tam yivli kanüle vida tespiti gruplarında TBW tespiti grubuna göre daha iyiydi. AOFAS skorları, yarım yivli vida tespiti grubunda en yüksekti. Komplikasyonlar açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmadı. Çalışmada, kanüle vida tespitinin izole medial malleol kırıklarının tedavisinde TBW tespiti yöntemine göre daha güvenli ve etkili bir yöntem olduğu sonucuna varıldı.