HFPEF VE ATRİYAL FİBRİLASYON HASTALARINDA ENFLAMATUVAR PROGNOSTİK ENDEKSİN İSKEMİK İNME ÖNGÖRÜSÜNDEKİ DEĞERİ

Onur ALTINKAYA, Murat OZMEN, Selim AYDEMIR, Rauf MACIT, Muhammed Cuneyt SEKER, Emrah AKSAKAL

Kafkas Tıp Bilimleri Dergisi - 2026;16(2):217-224

Department of Cardiology, University of Health Sciences, Erzurum City Hospital, Erzurum

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, korunmuş ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFpEF) ve atriyal fibrilasyon (AF) hastalarında enflamatuvar prognostik endeksin (IPI), iskemik serebrovasküler olay gelişimini öngörmedeki değerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kohort çalışmasına 2020-2024 yılları arasında HFpEF ve AF tanısı ile izlenen toplam 1.286 hasta dâhil edildi. Primer sonlanım noktası izlem süresince gelişen iskemik inme olarak belirlendi. Ortalama takip süresi 651+/-167 gün idi. Enflamatuvar prognostik endeks ve CHA2DS2-VA skorları hesaplandı. İstatistiksel analizlerde Cox regresyon, ROC analizi ve Kaplan-Meier yöntemleri kullanıldı. Bulgular: İzlem süresince 67 hastada (%5,2) iskemik inme gelişti. İnme gelişen hastalar daha yaşlı olup hipertansiyon, koroner arter hastalığı ve geçirilmiş inme/TIA öyküsü daha sık, oral antikoagülan kullanımı ise daha düşüktü. Ayrıca kreatinin, CRP, nötrofil, IPI ve CHA2DS2-VA skorları daha yüksek, lenfosit düzeyleri daha düşüktü. Çok değişkenli analizde kreatinin (HR: 1,828), CHA2DS2-VA (HR: 2,081) ve IPI (HR: 1,909) iskemik inmenin bağımsız prediktörleri olarak belirlendi. ROC analizinde IPI, CHA2DS2-VA skoruna göre daha yüksek ayırt edici güce sahipti (AUC: 0.783 vs. 0,726). Kaplan-Meier analizinde yüksek IPI düzeyine sahip hastalarda iskemik inme insidansı anlamlı olarak daha yüksekti (log-rank p<0,001). Sonuç: IPI, HFpEF ve AF hastalarında iskemik inme gelişiminin güçlü ve bağımsız bir öngördürücüsüdür. IPI'nin mevcut klinik risk skorlarına entegrasyonu, özellikle yüksek riskli hasta grubunda risk sınıflamasını iyileştirebilir.