FATMA BİLGEN, ALPER URAL, MEHMET BEKERECİOĞLU
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2018;13(1):13-18
Amaç: Hidradenitis süpürativa apokrin ter bezlerinde yerleşen ağrılı, akıntılı apse oluşumları, sinüs, fistül ve skarlar ile çevre dokulara yayılan tekrarlayıcı bir hastalıktır. Etyolojisi kesin olarak bilinmemekle birlikte genetik yatkınlık, hormonal faktörler, obezite ve sigara kullanımı suçlanan faktörlerdir. Bu çalışmada farklı anatomik bölgelerde bulunan ve klinik olarak farklı güvenlik sınırıyla eksizyon uygulanmış hidradenitis süpürativa olgularındaki nüks ve diğer komplikasyon oranlarının araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmada Ocak 2000- Mart 2017 tarihleri arasında plastik cerrahi polikliniğine müracaat eden, medikal tedaviye dirençli, kronik, rekürrens gösteren ve cerrahi tedavi uygulanan 45 hasta lezyonların yerleşim yeri, uygulanan cerrahi yöntemler ve komplikasyonlar açısından retrospesifik olarak değerlendirildi. Etkilenen kıllı bölge inflamasyon görülen çevre dokuların derin fasyaya kadar geniş eksizyonu sonrası oluşan defektler, defektin genişliğine göre primer olarak, erken veya geç dönemde greft uygulanarak veya lokal flepler kullanılarak kapatıldı Bulgular: Lezyonlar en sık perianal/genital (n=35, % 41, 8) bölgede yerleşim gösterirken, bunu sırasıyla koltuk altı (n=21, % 25.6), gluteal bölge (n=21, % 25.6) ve meme çevresi (n=3, % 2.7) takip etmekteydi. Lezyonların 36’sında geniş ve derin eksizyonu takiben oluşan defekt alanları lokal flepler ile kapatılırken, 16 lezyonun eksizyonu sonrası oluşan defekt alanları kısmi kalınlıklı deri greftleri ile kapatıldı. 26 lezyona eksizyon sonrası primer onarım yapıldı. Sonuç: İntermammarial bölgede lezyonu olan 2 hastada ve perianal yerleşimli lezyonu olan 3 hastada lezyon sınırında yapılan eksizyonlar sonrası nüks görüldü. Toplamda hastalarda nüks oranı % 11, 1 olarak tespit edildi ve bu hastalara daha geniş cerrahi sınırla reeksizyon yapıldı. Bu çalışmanın amacı hidradenitis süpürativa tedavisinde geniş ve derin cerrahi eksizyonu önemini vurgulamaktır.