Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

HİDRO-MANOMETRE KULLANARAK VENÖZ ÇIKIŞ YETERSİZLİĞİNİ İSKEMİ-REPERFÜZYON HASARINDAN AYIRT ETME: BİR OLGU SERİSİ

Onur ÇETİN, Sinan KILIÇ, Abdullah Yener İNCE, Mehmet Kürşat YILMAZ, Fatih PARMAKSIZOĞLU

Konuralp Tıp Dergisi - 2026;18(1):83-87

Istanbul Medipol University, Istanbul

 

Amaç: Venöz yetersizlik, mikrocerrahi replantasyon ve serbest flep cerrahisinde bir başarısızlık nedenidir ve intraoperatif olarak iskemi-reperfüzyon hasarından ayırt edilmesi zor olabilir. Bu çalışma, venöz drenaj kapasitesini fizyolojik basınç koşulları altında değerlendirmek için basit, düşük maliyetli ve kantitatif bir intraoperatif yöntem olan Hidro-Manometre tekniğini tanıtmayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif olgu serisi, 2024 ile 2025 yılları arasında tedavi edilen ve klinik olarak anlamlı venöz drenaj patolojisi gösteren yedi hastayı içermektedir. Hidro-Manometre tekniği, teknik olarak patent arteriyel ve venöz anastomozlara rağmen bozulmuş doku perfüzyonu gösteren vakalarda intraoperatif olarak uygulanmıştır. Venöz drenaj kapasitesi, fizyolojik venüler basınca (20 cmH?O) karşılık gelen hidrostatik salin kolonu kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Tüm vakalarda arteriyel ve venöz anastomozların intraoperatif olarak patent olduğu doğrulanmıştır. Altı hastada venöz tromboz tespit edilmiş ve trombektomi ile tedavi edilmiştir. Bir hastada, Hidro-Manometre proksimal venöz patolojiye bağlı yetersiz venöz drenaj kapasitesini ortaya koymuş ve bu durum venöz greftleme ile başarılı bir şekilde yönetilmiştir. Tüm serbest flepler ve replante edilen dokular hayatta kalmış, takip sürecinde postoperatif venöz tromboz veya doku nekrozu vakası görülmemiştir. Sonuç: Hidro-Manometre, mikrocerrahi prosedürlerde venöz drenaj kapasitesinin objektif, kantitatif ve kolay uygulanabilir bir intraoperatif değerlendirmesini sağlar. Venöz çıkış yetersizliği ile iskemi-reperfüzyon hasarı arasında ayrım yapmayı kolaylaştırarak, bu yöntem intraoperatif karar verme sürecini iyileştirebilir ve önlenebilir doku kaybını azaltmaya yardımcı olabilir.