HİDROTERAPİYE YÖNELİK YAKLAŞIM, FARKINDALIK VE BİLGİ DÜZEYİ

Yahya DOĞAN, Kübra ÇETİN DOĞAN

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bilimleri Dergisi - 2026;29(2):208-218

University of Health Sciences Faculty of Medicine, Kocaeli City Hospital, Department of Physical Medicine and Rehabilitation, Kocaeli, Türkiye

 

Amaç: Hidroterapi, kas-iskelet sistemini ilgilendiren ve nörolojik hastalıklarda etkinliği kanıtlanmış, kanıta dayalı bir rehabilitasyon yöntemidir. Buna rağmen özellikle Türkiye'de kullanımı sınırlı kalmaktadır. Bu çalışmanın amacı, fiziksel tıp ve rehabilitasyon (FTR) uzmanlarının ve fizyoterapistlerin hidroterapiye yönelik yaklaşımlarını, farkındalıklarını ve bilgi düzeylerini değerlendirmek, ayrıca hidroterapinin klinik uygulamaya daha geniş çapta entegrasyonunun önündeki engelleri belirlemektir. Gereç ve Yöntemler: Türkiye genelinde FTR uzmanları, asistanları ve fizyoterapistler arasında kesitsel bir çevrim içi anket çalışması yürütüldü. Anket; tutum, farkındalık, davranış ve bilgiye ilişkin alanları içeriyordu. Tanımlayıcı istatistikler ve ki-kare testleri ile analizler yapıldı. Bulgular: Çalışmaya 74 (%74,3 kadın; %50 fizyoterapist) katılımcı dâhil oldu. Hidroterapi farkındalığı yüksekti; tüm katılımcılar hidroterapiyi duymuştu ve %94,6'sı klinik uygulamalarını tanıyordu. Çoğunlukla lisans veya uzmanlık eğitimi sırasında olmak üzere katılımcıların %63,5'i hidroterapi hakkında eğitim almıştı. Hidroterapi en sık ortopedik rehabilitasyonda (%82,4) ve kas-iskelet sistemi ağrılarında (%78,4) önerildi. Başlıca engeller ise altyapı yetersizliği (%43,2) ve eğitimli personel eksikliğiydi (%35,1). Ancak bilgi düzeyinde önemli boşluklar vardı: yalnızca %23,0 hidroterapinin rehabilitasyondaki rolünü doğru tanımladı, %18,9 su temelli tedavilerin tüm kapsamını bilebildi ve %25,7 hidroterapi yöntemlerini tanıdı. Halliwick en çok bilinen yöntemdi, ancak bazı yöntemleri hidroterapi dışı tekniklerle karıştırma oranı da yüksekti. Sonuç: Türkiye'de rehabilitasyon profesyonelleri hidroterapiye yönelik yüksek farkındalık ve olumlu tutum sergilemektedir; ancak prensipleri, yöntemleri ve çevresel standartları konusunda bilgi yetersizliği vardır. Bu farkı kapatmak için hedeflenmiş eğitim programlarına, kurumsal desteğe ve kaynak geliştirmeye ihtiyaç duyulmaktadır.