Bibitha Susan VARGHESE, Nisanth Menon NEDUNGALAPARAMBIL, Louie FISCHER, Rajalekshmi RAJESWARI, Vinayak S R, Ajil PHILIP, Ajith VENUGOPALAN, Abishek ANTO
Anatolian Journal of Emergency Medicine - 2026;9(3):109-115
Amaç: Acil Serviste (AS) klinik karar verme sürecinde şüpheli ST elevasyonsuz miyokard enfarktüsü (NSTEMI) / kararsız angina (UA) bulunan hastaları risk sınıflandırmasına tabi tutmak için kullanılan skorlama sistemleri; sonuçlar, mortalite veya advers olaylar açısından valide edilmiş olmakla birlikte, koroner damar tutulumunun ciddiyetine yönelik öngörücü doğrulukları açısından değerlendirilmemiştir. Bu amaçla, Miyokard Enfarktüsünde Tromboliz (TIMI), Öykü, Elektrokardiyogram, Yaş, Risk Faktörleri, Troponin (HEART) ve Akut Koroner Olayların Küresel Kaydı (GRACE) skorlarının, şüpheli NSTEMI/UA hastalarını koroner arter hastalığı (KAH) ciddiyeti açısından ne kadar doğru risk sınıflandırmasına tabi tuttuğunu inceledik. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışma, kırsal Hindistan'daki üçüncü basamak bir eğitim hastanesinin acil servisine UA ve NSTEMI ile başvuran hastalar arasında bir yıl boyunca yürütülen prospektif gözlemsel bir çalışmaydı. Birincil sonlanım noktası, KAH ciddiyetinin anjiyografik değerlendirmesini takiben Gensini skoru kullanılarak ölçüldü. Bulgular: Yaş ortalaması 61,18 +/- 10,64 olan 179 hasta arasında medyan TIMI, HEART ve GRACE skorları sırasıyla 2 (IQR: 1 -3), 7 (IQR: 6 -8) ve 89 (IQR: 78-118) idi. TIMI skorunun Gensini skoru ile anlamlı bir ilişkisi yoktu (p = 0,098) ve TIMI skoruna göre düşük riskli olarak sınıflandırılan hastaların %46,1'inde ciddi KAH mevcuttu. Hem HEART (p < 0,001) hem de GRACE skorları (p = 0,049) Gensini skorları ile anlamlı derecede ilişkiliydi. TIMI Skoru 0,620'lik bir Eğri Altında Kalan Alan (AUC) değerine sahipti [%95 GA: 0,534 - 0,706; p = 0,008], HEART skoru 0,632'lik bir AUC gösterdi (%95 GA: 0,547-0,717; p = 0,004) ve GRACE skoru 0,606'lık bir AUC değerine sahipti (%95 GA: 0,519 -0,693; p = 0,020). Sonuç: HEART skoru üç skor arasında sayısal olarak en yüksek AUC'yi sergiledi; ancak tüm skorlar anjiyografik KAH ciddiyetini öngörmede yalnızca ılımlı bir ayırt edici yetenek gösterdi. Bu bulgular, yaygın olarak kullanılan klinik risk skorlarının anjiyografik hastalık yükü hakkında bir miktar fikir verebileceğini, ancak anatomik değerlendirmenin yerine geçebilecek araçlar olarak kabul edilmemesi gerektiğini düşündürmektedir.