Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

HİPERAKTİF DELİRYUM VE KISA DÖNEM KETİAPİN TEDAVİSİ: BİR PEDİATRİK VAKA

Feride Burcu TAFLAN, Melis Elif ELÇİ, Miraç Barış USTA

Kıbrıs Türk Psikiyatri ve Psikoloji Dergisi - 2025;7(4):438-445

19 Mayis University, Faculty of Medicine, Department of Child and Adolescent Psychiatry, Samsun, Türkiye

 

Pediyatrik deliryum, yetişkinlerden farklı klinik özelliklerle seyreden, sıklıkla tanınmayan akut bir nöropsikiyatrik sendromdur. Çocuk ve ergenlerde deliryum gelişimi; ilaç veya madde toksisitesi, enfeksiyonlar, otoimmün ve nörolojik hastalıklar, ciddi tr avmalar, metabolik bozukluklar ve çoklu organ yetmezliği gibi çok çeşitli etiyolojik nedenlerle ilişkili olabilmektedir. Deliryumun çocukluk çağında tanınmasını güçleştiren en önemli faktörler arasında, belirtilerin yaşa göre değişkenlik göstermesi, iletiş im güçlükleri ve eşlik eden fiziksel hastalıkların klinik tabloyu maskelemesi yer almaktadır. Bu olgu sunumunun amacı, 17 yaşında erkek bir hastada cerrahi girişim sonrası çoklu etkenlerin birlikte rol aldığı hiperaktif deliryum tablosundaki ketiapinin etk inliğini incelemektir. Bu olgu sunumunda, cerrahi girişim sonrası gelişen özellikle hiperaktif deliryum tablosu ele alınmıştır. Ameliyat sonrası dönemde hastaya midazolam (265 mg/gün, 3 gün) ve morfin (27 mg/gün, 1 gün) uygulanmış, başvuru sırasında ise pi perasilin/tazobaktam 16 mg/gün, teikoplanin 800 mg/gün, terlipressin 2 mg/gün, morfin 7.5 mg/gün, K1 vitamini 10 mg/gün ve intravenöz hidrasyon tedavisi aldığı belirlenmiştir. Laboratuvar incelemelerinde hiponatremi (Na:130 mmol/L) ve yüksek C -reaktif prot ein (CRP:225 mg/L) saptanmıştır. Deliryum Değerlendirme Ölçeği puanı ilk değerlendirmede 23 olup, hiperaktif deliryum tanısıyla ketiapin 25 mg/gün başlanmış ve dozun 50 mg/gün'e kadar artırılabileceği önerilmiştir. Tedaviye başlanması ve altta yatan etkenl erin düzeltilmesi sonrası bir hafta sonraki kontrol değerlendirmesinde Deliryum Değerlendirme Ölçek puanı 6'ya gerilemiştir. Bu olgu, hiponatremi, inflamatuvar yanıt ve sedatif/analjezik kullanımı sonrası gelişen hiperaktif deliryumda ketiapinin düşük doz kısa süreli kullanımının etkili ve güvenli bir seçenek olabileceğini göstermektedir. Ayrıca çocukluk çağında deliryumun erken tanınması, biyolojik ve iatrojenik etkenlerin dikkatle değerlendirilmesi ve uygun farmakolojik yaklaşımın multidisipliner iş birli ğiyle yürütülmesinin önemini vurgulamaktadır.