Asker Zeki ÖZSOY, Bahadır DEMİR, Orhan ULUSOY, Seda UYSAL, Kaan Eray UZUN, Ömer Furkan ÇAĞLAR, Filiz ÖZSOY
Sürekli Tıp Eğitimi Dergisi - 2026;35(1):23-30
Amaç: Bu çalışmanın amacı ilk olarak hiperemezis gravidarum (HG) hastalarında travmatik yaşantılar ve çift uyumunu belirlemektir. İkincil olarak hastaların kişilik özellikleri ve bağlanma stilleri arasındaki ilişkisinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Kadın hastalıkları ve doğum polikliniğine başvuran HG tanısı alan hastalara çalışma ile ilgili bilgilendirme yapıldı. Kabul eden hastalara; demografik ve klinik değerlendirme formu uygulandı. Ardından Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ), Eysenk Kişilik Envanteri-Gözden Geçirilmiş Kısa Form (EKÖ), İlişki Ölçekleri Anketi (İÖA), Yaşam Olayları Kontrol Listesi (YOKL) uygulandı. Bulgular: Çalışmamıza 140 kişi dahil edildi (70 HG ve 70 sağlıklı gebe). Her iki grubun demografik verileri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmedi (p>0,005). Hasta grubunda Depresyon Ölçeği skorları kontrollerden yüksek hesap edildi (p<0,001). Anksiyete Ölçeği skorları HG grubunda kontrollerden yüksek olsa da istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermedi. Gruplara uygulanan diğer ölçekler arasında da gruplar arasında anlamlı farklılık tespit edilmedi. Sonuç: Hamilelik döneminde yaşamı oldukça zorlayan HG olgularında bazı psikiyatrik özellikleri araştırdık. Hasta grubunun daha fazla deprese olduğunu tespit ettik. Hiperemezis gravidarum hem gebeyi zorlayan hem de her alanda rahatsızlık hissi veren bir hastalıktır. Bu alanda hastaların ruhsal olarak da desteklenmelerinin iyileşme süreçlerine katkıda bulunabileceği düşünülmektedir.