Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

HİPERPROLAKTİNEMİNİN HEMOGLOBİN VE NÖTROFİL-LENFOSİT ORANI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: PROLAKTİNOMA HASTALARINDA KESİTSEL ÇALIŞMA

İSMAİL ENGİN

Hipokrat Tıp Dergisi - 2025;5(2):68-75

 

Amaç: Hiperprolaktinemi kronik hastalık anemisi ve düşük dereceli sistemik enflamasyonla ilişkilendirilmekle birlikte, confounding faktörleri kontrol eden güçlü klinik veriler sınırlıdır. Bu çalışma, demir eksikliği, vitamin B12/folat eksikliği, kronik böbrek hastalığı veya karaciğer hastalığı gibi confounding faktörleri dikkatli bir şekilde dışladıktan sonra yeni tanı prolaktinoma hastalarında hematolojik parametreleri incelemiştir. Gereç ve Yöntemler: Ocak 2022-Mart 2023 tarihleri arasında MRI ile doğrulanmış prolaktinomlu 58 tedavi naif hasta (13 erkek, 45 kadın) ve 65 yaş ve cinsiyet eşleştirmeli sağlıklı kontrol alındı. Tüm katılımcılarda normal demir çalışmaları (ferritin, TSAT), vitamin B12, folat, böbrek ve karaciğer profilleri mevcuttu. Erkek katılımcılarda testosteron seviyeleri ölçüldü. Primer sonlanım noktaları hemoglobin (Hb) konsantrasyonu ve nötrofil-lenfosit oranı (NLR) idi. Anemi WHO kriterlerine göre tanımlandı (erkeklerde Hb <13.0 g/dL, kadınlarda <12.0 g/dL). Bulgular: Prolaktin seviyeleri hastalarda kontrollere göre anlamlı olarak yüksekti (medyan 87.5 ng/mL [IQR 54.3–156.9] vs 9.8 [7.2–13.5], p < 0.001). Prolaktinomalı erkekler kontrol erkeklere göre düşük Hb seviyelerine sahipti (13.9 ± 1.2 g/dL vs 15.2 ± 0.8 g/dL, Cohen’s d = 1.29, p < 0.001) ve anemi prevalansı %23.1 vs %0 idi. Kadınlarda Hb seviyeleri açısından anlamlı fark yoktu (12.8 ± 1.1 vs 12.9 ± 0.9 g/dL, p = 0.63). NLR her iki cinste de anlamlı olarak yüksekti (2.3 ± 0.9 vs 1.7 ± 0.5, p < 0.001). Çok değişkenli analizde prolaktin seviyeleri erkeklerde Hb ile negatif korelasyonlu (β = -0.51, p = 0.003), genel kohorda NLR ile pozitif korelasyonluydu (β = 0.34, p = 0.002). Sonuç: Nutrisyonel veya organ ilişkili confounding faktörlerin yokluğunda, hiperprolaktinemi erkeklerde düşük hemoglobin seviyeleri ve artmış anemi prevalansı ile, her iki cinste ise yüksek enflamatuar belirteçler (NLR) ile anlamlı ilişki göstermektedir. Cinsiyete özgü hemoglobin paterni, daha ileri boylamsal araştırma gerektiren karmaşık hormonal etkileşimleri düşündürmektedir.