Ilker CORDAN, Ferda SEVIMLI, Cigdem Damla DENIZ, Oguzhan AKSU
Selçuk Tıp Dergisi - 2026;42(1):41-49
Amaç: Primer aldosteronizm (PA), sekonder hipertansiyonun en yaygın nedenlerinden biri olmasına rağmen sıklıkla tanı konulamamaktadır. Bu çalışmada, PA taramasında kullanılan biyokimyasal belirteçler olan plazma aldosteron konsantrasyonu (PAC), plazma renin aktivitesi (PRA) ve aldosteron-renin oranı (ARR) ile hemogram analizinden elde edilen lökosit, nötrofil, lenfosit ve trombosit (PLT) sayıları ve bu parametrelerden türetilen nötrofil/lenfosit oranı (NLR), trombosit/lenfosit oranı (PLR) ve Sistemik İmmün-İnflamasyon İndeksi (SII) gibi göstergeler arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif çalışmada, Ocak 2021-Aralık 2023 tarihleri arasında PA taraması yapılan 169 hipertansif hastanın verileri analiz edildi. Hastalar PAC eşik değerlerine göre >=15 ng/dL ve >=30 ng/dL olmak üzere iki gruba ayrıldı. PAC, PRA ve hematolojik parametreler arasındaki ilişkiler korelasyon analizi, çok değişkenli lineer regresyon ve ROC eğrisi analizi kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Trombosit sayısı, hem PAC >=15 ng/dL hem de PAC >=30 ng/dL gruplarında anlamlı olarak daha yüksek bulundu (sırasıyla p = 0.041 ve p < 0.001). Çok değişkenli regresyon analizinde PLT (p = 0.001), PLR (p = 0.012) ve SII (p = 0.044) PAC ile bağımsız olarak ilişkili kaldı. ROC analizinde trombosit sayısının PAC >=30 ng/dL için istatistiksel olarak anlamlı bir ROC paterni gösterdiği saptandı (AUC = 0.727; p = 0.001). Sonuç: Lökosit temelli hematolojik parametreler ve inflamatuvar indeksler PA tarama belirteçleri ile anlamlı ilişki göstermemiştir. Bununla birlikte, trombosit sayısı ile PAC arasındaki mütevazı ilişki, trombosit sayısının aldosteron aktivitesi ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Bu bulgunun klinik öneminin netleşmesi için daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.