HİPERTANSİYON HAKKINDAKİ EĞİTİM DÜZEYİNİN KAN BASINCI KONTROLÜ VE TEDAVİYE UYUM ÜZERİNE ETKİSİ: KESİTSEL ANALİTİK ÇALIŞMA

Murat ATLI, Uğur ERGÜN

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;52(1):1-7

Department of Internal Medicine, Balıkesir Atatürk City Hospital, Balıkesir, Türkiye

 

Bu çalışmada, esansiyel hipertansiyon tanısı ile izlenen bireylerde hipertansiyon hakkındaki bilgi düzeyinin kan basıncı kontrolü ve tedaviye uyum üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Kesitsel ve analitik tasarımda planlanan çalışmaya, 18-80 yaş aralığında, en az 6 aydır hipertansiyon tanısı bulunan ve en az bir antihipertansif ilaç kullanan toplam 200 hasta dahil edilmiştir. Hipertansiyon bilgi düzeyi, Türkçe geçerlik ve güvenirliği yapılmış Hypertension Knowledge-Level Scale (HK-LS) ile değerlendirilmiş; kan basıncı ölçümleri standart protokole uygun olarak gerçekleştirilerek hastalar kontrollü ve kontrolsüz hipertansiyon şeklinde sınıflandırılmıştır. Tedaviye uyum yapılandırılmış anket formu ile sorgulanmış; istatistiksel analizlerde korelasyon, çok değişkenli lojistik regresyon, quartile ve ROC analizleri kullanılmıştır. Katılımcıların yaş ortalaması 59,8+/-11,6 yıl olup hastaların %47'sinde kan basıncı kontrol altında bulunmuştur. Ortalama HK-LS skoru 14,3+/-4,2 olarak saptanmış ve kontrollü hipertansiyon grubunda anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p<0,001). HK-LS skoru ile sistolik (r=-0,32, p<0,001) ve diyastolik (r=-0,24, p=0,002) kan basıncı arasında negatif yönlü anlamlı korelasyon belirlenmiştir. Quartile analizinde bilgi düzeyi arttıkça kan basıncı kontrol oranlarının kademeli olarak arttığı görülmüştür (p for trend <0,001). ROC analizinde HK-LS için belirlenen >=15 puan cut-off değerinin kan basıncı kontrolünü öngörmede iyi ayırt edici güce sahip olduğu (AUC=0,76) saptanmıştır. Çok değişkenli analizde hipertansiyon bilgi düzeyi, tedaviye uyum ve evde kan basıncı ölçüm alışkanlığı bağımsız belirleyiciler olarak bulunmuştur. Bulgular, hipertansiyon yönetiminde hasta eğitiminin ve sağlık okuryazarlığının artırılmasının klinik sonuçları iyileştirebileceğini düşündürmektedir.