Davut Ünsal ÇAPKAN
İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;30():445-462
Amaç: Hipertansiyonun kronik mikrovasküler hasar yoluyla çeşitli hedef organları etkilediği bilinmektedir. Göz tutulumu genellikle retina veya koroid vasküler bulguları ile değerlendirilse de, vitreus sıvısındaki olası değişikliklere sınırlı ilgi gösterilmiştir. Bu çalışma, difüzyon ağırlıklı manyetik rezonans görüntülemenin (DW -MRI), görünür difüzyon katsayısı (ADC) değerlerini ölçerek hipertansiyonla ilişkili vitreus sıvısındaki değişiklikleri tespit edip edemeyeceğini araştırmıştır. Yöntem: Bu retrospektif kesitsel çalışmaya, orbital DW -MRG uygulanmış 100 hipertansiyon hastası ile hipertansiyon grubuyla yaş ve cinsiyet dağılımına göre frekans eşleştirmesi yapılmış 100 kontrol dahil edildi. Vitreus humor ADC değerleri, standartlaştırılmış ilgi bölgeleri (ROI) kullanılarak ADC haritaları üzerinden ölçüldü. Sağ, sol ve ortalama ADC değerleri gruplar arasında karşılaştırıldı. Ortalama ADC ile bağımsız olarak ilişkili faktörleri belirlemek amacıyla çok değişkenli doğrusal regresyon analizi kullanıldı. Örneklem içi ayırt edici performans, alıcı işletim karakteristiği (ROC) analizi kullanılarak araştırıldı. Gözlemci içi güvenilirlik, sınıf içi korelasyon katsayıları kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Hipertansiyonu olan katılımcılarda ortalama vitreus ADC değeri kontrollere göre anlamlı derecede daha düşüktü (2,18+/-0,20'ye karşı 2,32+/-0,18 x10 ?³ mm²/s; p<0,001) ve fark orta -büyük düzeyde bir etki büyüklüğüne sahipti (Cohen's d=0,72). Çok değişkenli analizde hipertansiyon; yaş, cinsiyet ve diabetes mellitus için düzeltme yapıldıktan sonra da daha düşük ortalama ADC değeriyle bağımsız olarak ilişkiliydi (B=-0,160, %95 GA: -0,210 ila -0,110; standartlaştırılmış beta=-0,42; p<0,001). Ortalama ADC, değerlendirilen ölçütler arasında en yüksek örneklem içi ayırt edici performansı gösterdi (AUC=0,83, %95 GA: 0,77 -0,89); veriden türetilen <=2,25 x10 ?³ mm²/s eşik değerinde duyarlılık %78,0 ve özgüllük %75,0 idi. Yaş ile ortalama ADC arasında ters yönlü korelasyon saptandı (r=-0,34; p<0,001). Ortalama ADC ölçümlerinin gözlemci içi tekrarlanabilirliği mükemmeldi (ICC=0,96, %95 GA: 0,94 -0,97). Sonuç: Hipertansiyonu olan hastalarda vitreus ADC değerleri kontrollere göre daha düşüktü; bu bulgu, vitreus mikroyapısındaki hafif farklılıkları yansıtıyor olabilir. Ortalama ADC, hipertansif katılımcılar ile kontroller arasında örneklem içi ayırt edici performans göstermiş olsa da bu keşifsel bulgular, vitreus ADC ölçümünün klinik bir tanı testi olduğunu ortaya koymamaktadır. Bu bulguların klinik önemini açıklığa kavuşturmak için kapsamlı oftalmolojik değerlendirmeleri ve dış doğrulamayı içeren prospektif, çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır.