HİPERTRİGLİSERİDEMİYE BAĞLI AKUT PANKREATİTTE KLİNİK SEYİR VE TEDAVİ YAKLAŞIMLARI: 10 YILLIK TEK MERKEZ DENEYİMİ

Yunus GÜNEGÜL, İlyas Ethem ŞENOCAK, Talha ERCAN, Yunus Emre DEMİRAL, Ahmet Tarık EMİNLER

Akademik Gastroenteroloji Dergisi - 2026;25(1):54-63

Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi, Gastroenteroloji Bilim Dalı, Sakarya

 

Giriş ve Amaç: Bu çalışmada, hipertrigliseridemiye bağlı akut pankreatit olgularında klinik özellikler, tedavi yaklaşımları ve izlem sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2015-Mayıs 2025 tarihleri arasında izlenen 76 hipertrigliseridemiye bağlı akut pankreatit hastasının (serum trigliserid düzeyi >= 500 mg/dL) verileri retrospektif olarak incelendi. Hastalar, Revize Atlanta Sınıflamasına göre hafif (n = 43) ve orta-ağır (n = 33) gruplara ayrıldı. Demografik, klinik ve laboratuvar veriler ile uygulanan tedavi protokolleri değerlendirildi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 41.8 +/- 10.0 yıl olup %72.4'ü erkekti. Orta-ağır grupta önceki pankreatit öyküsü (%72.7 vs. %53.5, p = 0.04) ve tekrar atak oranı (%45.5 vs. %11.6, p = 0.002) anlamlı olarak daha yüksekti. C-reaktif protein düzeyleri belirgin biçimde yüksek, albümin ve kalsiyum düzeyleri ise düşüktü (p < 0.05). Trigliserid düzeyleri hastalık şiddetiyle doğrudan ilişkili bulunmadı ancak yatış süresiyle pozitif korelasyon gösterdi (rho = 0.259, p = 0.024). Trigliserid düzeyinin < 500 mg/dL'ye düşme süresi orta-ağır grupta daha uzundu (4 vs. 3 gün, p = 0.031). Sonuç: Hipertrigliseridemiye bağlı akut pankreatit sıklıkla orta yaşlı erkeklerde görülmekte olup, yüksek C-reaktif protein ve düşük albümin düzeyleri hastalık şiddetiyle ilişkilidir. Trigliserid yüksekliği doğrudan şiddeti öngörmemekle birlikte, uzamış yatış süresiyle ilişkilidir. Önceki pankreatit öyküsü olan hastalarda hem daha ağır seyir hem de yeniden atak riski belirgin biçimde yüksektir. Bu bulgular, metabolik kontrolün klinik prognoz üzerindeki önemini vurgulamaktadır.