ERHAN CELİKOGLU, ALİ FATİH RAMAZANOGLU, AYCİCEK CECEN, MERİH İS, İLKER KİRAZ
Neurological Sciences and Neurophysiology - 2017;34(1):32-41
Amaç: Hipofiz cerrahisi, rezidüel tümör dokusu tümüyle iyileşmeyi önlediğinden zorlu bir mücadeledir. Çok az çalışmada preoperative tumor hacmi rezidüel tumor olasılığının önceden tahmininde suprasellar and/or parasellar uzanımın dışında belirteç olarak araştırılmıştır. Çalışmamızda preoperatif tümör hacmini ölçerek rezidüel tümör varlığını önceden tahmin etmeyi amaçladık. Yöntem ve Gereç. Bu retrospektif çalışma Kartal Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Ocak 2011 ile Ağustos 2014 arasında trans-sfenoidal cerrahi uygulanan hipofiz makroadenomlu118 hastada gerçekleştirildi. Preoperatif tumor hacmi ve kavernöz sinus invazyonunu (Knosp derecelendirmesi) da içeren radyolojik değişken verilerin rezidüel tumor varlığı üzerine olan (böylece tekrar rezeksiyon gereğini tetikleyen) etkinliğini ve güvenilirliğini araştırdık. Bulgular. En belirgin koreasyon postoperatif rezidüel tümör hacmi ile preoperatif Knosp grade leri arasında bulundu (r=0.800, p<0.001). Ayrıca yüksek derecede belirgin pozitif korelasyon postoperatif rezidüel tümör hacmi ile preoperative tümör hacmi arasında bulundu (r=0.551, p<0.001). Gross total rezeksiyon için preoperative tümör hacmi eşik değeri 3.4 cm3 olarak bulundu. Sonuç. Postoperatif rezidüel kitleyi tahmin etmede en güvenilir factor kavernöz sinus invazyonu varlığıydı. Preoperatif ölçülen tümör kitlesi 3.4 cm3 üzerine çıkınca gross total rezeksiyon olasılığı azalmaktadır.