Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

HİPOVOLEMİK ŞOK

VOLKAN TÜMAY, RİFAT TOKYAY

Yoğun Bakım Dergisi - 2002;2(4):246-254

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, BURSA

 

Hipovolemik şok, intravasküler volümün azalması sonucu yetersiz doku perfüzyonunun ortaya çıkmasıdır. Şok, fizyopatolojisi tam olarak bilinmemekle beraber, organizmanın homeostazisi sağlamak için gösterdiği, nöroendokrin, metabolik ve immünolojik olaylar yumağıdır. Klinik olarak hipovolemik şokun 4 evresi vardır. Üçüncü ve 4. evre şok hipotansiyonla karakterizedir ve hayati tehlike yüksektir. Birinci ve 2. evre şokta kristalloid infüzyonu yeterli iken, 3. ve 4. evre şok hem kristalloid hem de eritrosit infüzyonunu gerektirir. Hipovolemik şokta kolloid ve hipertonik salin resüsitasyonu konusunda henüz tam bir görüş birliği yoktur. Klasik olarak hipovolemik şok tedavisinde liberal sıvı resüsitasyonu kabul edilmekle birlikte son zamanlarda, özellikle penetran travmalardan sonra, hızlı definitif tedavi ve definitif tedavi öncesi minimal sıvı replasmanı önerilmektedir. Hipovolemik şokun tedavisinde en uygun sürede, en iyi sıvı ile, en mükemmel resüsitasyona halen ulaşılamamıştır.