ŞEYMA İLAYDA PALTACI, SUDABA GARİBOVA, RIZA DUR, MİNE KANAT PEKTAŞ
Kocatepe Tıp Dergisi - 2025;26(2):122-127
AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, ameliyat öncesi alınan endometriyal ve servikal biyopsi sonuçlarını, ilgili histerektomi örneklerinin histopatolojik özellikleriyle karşılaştırmak ve böylece tutarlılıklarını araştırmaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu çalışma, 1 Ocak 2017 ile 1 Ocak 2023 tarihleri arasında çalışma merkezinde servikal ve endometriyal biyopsilerle doğrulanan, benign ve malign endikasyonlarla gerçekleştirilen 390 histerektominin retrospektif bir incelemesidir. BULGULAR: Yetmiş dört histerektominin (%19,0) preoperatif servikal biyopsi sonucu, 316 histerektominin ise preoperatif endometriyal biyopsi sonucu (%81,0) vardı. Benign lezyonlar için endometriyal biyopsi sonuçları ile ilgili histerektomi örnekleri arasında yalnızca %55,6 uyum (κ=0,011) vardı ve anlamlı korelasyon yoktu (χ2=4,500, p=0,343). Preinvaziv ve malign lezyonlar için servikal biyopsi sonuçları ile ilgili histerektomi örnekleri arasında %85,1 uyum (κ=0,462) ve anlamlı korelasyon vardı (χ2=106,349, p=0,001). Polipleri ortaya koyan endometriyal biyopsi sonuçları 59,3 ile en düşük tanısal doğruluğa sahipti. Biyopsi sonuçlarında atipili kompleks hiperplazi saptanan hastaların %52,2’sinde endometriyal kanser tespit edildi. SONUÇ: Endometriyal biyopsinin göreceli olarak daha düşük tanısal doğruluğu, benign endikasyonlarla histerektomi planlanan hastalarda kesin tanı için gerekli olmadığını düşündürmektedir. Kompleks atipik hiperplazi ve endometriyal kanserin birlikte görülme oranının göreceli olarak daha yüksek olması, biyopsi bazlı hiperplazisi olan hastalarda histerektomi planlanmadan önce rahim boşluğunun görüntülenmesi için histeroskopi yapılabileceğini de göstermektedir. Servikal biyopsi sonuçları ile ilgili histerektomi örnekleri arasındaki uyum oranının nispeten yüksek olması serviksin pre-invaziv ve malign lezyonlarının tedavisinde kolposkopinin önemini ve geçerliliğini desteklemektedir.