HİSTEROSKOPİ UYGULANAN KADINLARDA KLİNİK PROFİL VE HİSTOPATOLOJİK KORELASYON: ÜÇÜNCÜ BASAMAK BİR MERKEZDE BEŞ YILLIK DENEYİM

Melike GEYİK BAYMAN, Ümmügülsüm ESENKAYA

Genel Tıp Dergisi - 2026;36(2026):1-5

Department of Obstetrics and Gynecology, Konya City Hospital, University of Health Sciences, Konya, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, post-pandemi döneminde anormal uterin kanama ve infertilite ile başvuran kadınlarda histeroskopinin klinik endikasyonlarını, tanısal doğruluğunu, histopatolojik sonuçlarını ve güvenilirlik profilini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif gözlemsel çalışma, Ocak 2020 ile Haziran 2024 tarihleri arasında Türkiye'de üçüncü basamak bir merkezde tanısal veya operatif histeroskopi uygulanan 306 kadın hastayı kapsamaktadır. Hastaların demografik özellikleri, transvajinal ultrasonografi bulguları, intraoperatif gözlemler, histopatolojik sonuçlar ve komplikasyon oranları analiz edilmiştir. Tüm işlemler genel veya spinal anestezi altında, standart histeroskopik teknikler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Klinik önem tanımlayıcı istatistiklerle değerlendirilmiştir. Bulgular: Histeroskopi endikasyonları arasında en sık görülen durum anormal uterin kanama olup olguların %70,7'sini oluşturmuş, bunu infertilite (%17,3) izlemiştir. Preoperatif ultrasonografide hastaların %69,4'ünde intrauterin patoloji saptanmış olup, en yaygın bulgu endometrial polip şüphesi (%23,4) olarak belirlenmiştir. Histopatolojik incelemeye alınan 221 hastada endometrial polipler %69,2 ile en sık lezyon olarak tespit edilmiş, %2,3 hastada endometrial adenokarsinom saptanmıştır. Toplam komplikasyon oranı %1,3 olup komplikasyonların tamamı uterin perforasyon şeklinde gerçekleşmiştir. Hastaların %98,4'ünde postoperatif iyileşme sorunsuz seyrederken hiçbir hastada yeniden yatış gereksinimi olmamıştır. Sonuçlar: Histeroskopi, intrauterin patolojilerin değerlendirilmesi ve tedavisinde güvenli, minimal invaziv ve tanısal doğruluğu yüksek bir yöntemdir. Yüksek tanısal verimliliği ve düşük komplikasyon oranı, özellikle anormal uterin kanama ve infertilite ile başvuran kadınlarda birinci basamak yaklaşım olarak uygulanmasını desteklemektedir. Histeroskopinin erken uygulanması tanıda gecikmeleri önleyebilir, üreme sonuçlarını iyileştirebilir ve endometrial malignitenin erken dönemde saptanmasına katkıda bulunabilir. Bu bulgular, post-pandemi döneminde histeroskopinin modern jinekolojik pratiğin vazgeçilmez bir bileşeni olduğunu göstermektedir.