Çağla KESKİN SARITAŞ, Dilek YAĞCI ÇAĞLAYIK
Türk Hijyen ve Deneysel Biyoloji Dergisi - 2026;83(2):129-138
Amaç: HIV'le yaşayan bireyler (HYB), immünosupresyonu olan bireyler, 65 yaşın üzerindeki yetişkinler ve bazı komorbiteleri olan hastalar , şiddetli grip ve komplikasyonları açısından risk altında olup, bu gruplarda aşılama önem arz etmektedir. Bu çalışmada HYB'ler ve poliklinik başvurusu yapan diğer hastaların grip aşısı olma oranlarını, aşı ve hastalık hakkındaki bilgi düzeyini ve HYB'de grip aşısı olmaya etki eden faktörleri belirlemeyi amaçladık. Yöntem: Ekim-Kasım 2025 tarihleri arasında merkezimizde, aynı hekim tarafından takip edilen HIV enfeksiyonu olan tüm hastalar ve enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji polikliniğine gelen diğer hastalar çalışmaya dahil edildi. Katılımcılardan gripten korunmaya yönelik sağlık inanç modeli ölçek formundaki soruları yanıtlamaları istendi. Grip aşısı olma durumları sorgulandı. Demografik ve klinik bilgileri kaydedildi ve analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya 53 (%43,1)'ü HIV enfeksiyonu tanılı ve 70 (%56,9)'i HIV enfeksiyonu tanısı olmayanlar (non-HIV) olmak üzere toplam 123 olgu katıldı. HIV grubunda influenza aşısı olma oranı (%64,2), non-HIV grubuna (%30) göre anlamlı şekilde daha yüksekti (p<0,05). HIV enfeksiyonu olanlar arasında influenza aşı olma durumunu etkileyen tek faktör, gripten korunmaya yönelik sağlık inanç modeli ölçek puanıydı. Aşı olanlar ve olmayanlar arasında yaş grupları dağılımı, cinsiyet dağılımı, merkezden takip süresi, sosyoekonomik durum, eğitim durumu açısından anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). Komorbiditesi olan HYB'de aşılama oranı (%73,9), diğer popülasyondaki komorbiditeli bireylerden (%45,9) yüksek olmakla birlikte istatistiksel anlamlılık sağlanmadı (p>0,05). Sonuç: HYB'de grip aşısı olma oranları, diğer hasta popülasyonuna göre yüksek bulunmuştur. Ancak bu grubun riskli olması ve ülkemizde aşının ücretsiz sağlanması nedeniyle aşılanma oranlarının artırılması gerekmektedir. Elde ettiğimiz veriler değerlendirildiğinde özellikle bilgi düzeyinin artırılması ve bunun da hekim danışmanlığı aracılığıyla sağlanmasının önemini göstermektedir.