Tuğçe BAYKARA, İbrahim Serdar SERİN, Mehmet DOLANBAY, Bülent ÖZÇELİK, Enes KARAMAN
Turkish Journal of Obstetrics and Gynecology - 2026;23(1):34-39
Amaç: Bu çalışmanın amacı, 16-18 tipleri dışındaki diğer yüksek riskli insan papilloma virüsü (HR-HPV) tiplerinin pozitif olduğu sitoloji olgularında preinvaziv lezyonların prevalansını araştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Ocak 2016-Nisan 2019 tarihleri arasında hastanemiz kadın hastalıkları ve doğum polikliniğinde normal sitolojiye sahip 342 hastanın dosyaları geriye dönük olarak incelendi. Birinci grupta; 16-18 dışındaki HR-HPV tipleri pozitif, sitolojisi normal, biyopsi sonucu preinvaziv lezyon saptanan hastalar yer aldı. İkinci grupta ise; HPV tip 16-18 pozitif, servikal sitolojisi normal, biyopsi sonucu preinvaziv lezyon saptanan hastalar yer aldı. Çalışma sonunda preinvaziv lezyonlarda görülen HPV tiplerinin yüzdeleri hesaplandı. Bulgular: Normal sitolojiye sahip 342 hasta çalışmaya dahil edildi. Kadınların ortalama yaşı 41,09+/-10,61 idi. HR-HPV pozitifliği olan 342 hastadan 58'inde (%16,9) biyopsi sonucunda preinvaziv lezyon saptandı. Olguların 54'ünde (%15,7) yüksek dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon-düşük dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon, 3'ünde (%0,92) skuamöz hücreli karsinom, 1'inde (%0,3) ise miks yüzey epitelial karsinom (endometrioid adenokarsinom %95, berrak hücreli karsinom %5) rapor edildi. Yaş değişkeni biyopsi alt grupları arasında anlamlı bulunmadı (p>0,05). Sonuç: Biyopsi sonucunda preinvaziv lezyon saptanan olguların oranı HPV tip 16-18 pozitif olanlarda daha yüksek bulunmuş olup, preinvaziv lezyon saptananların yaklaşık yarısında bu tipler belirlenmiştir. Sitoloji normal olsa bile, diğer HR-HPV tiplerinin de belirli oranlarda preinvaziv ve invaziv lezyonlara yol açabildiği göz önüne alınarak, şüpheli olgularda kolposkopi ve biyopsi önerilmelidir.