DENİZ KÖKSAL, FUNDA DEMİRAĞ, HÜLYA BAYİZ, ADEM KOYUNCU, NESLİHAN MUTLUAY, BAHADIR BERKTAŞ, MİNE BERKOĞLU
Türk Patoloji Dergisi - 2013;29(3):165-170
Amaç: Torasentez, plevra sıvısı olan akciğer kanserli bir hastada yapılması gereken ilk incelemedir. İlk torasentezde yapılan konvensiyonel sitolojik incelemelerin tanı başarısı değişkendir. Bu çalışmada, eksudatif plevra sıvısı olan akciğer kanserli hastalarda, hücre bloğu yönteminin tanıyı artırıp artırmağını araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Eksudatif plevral sıvısı olan 40 akciğer kanserli hasta çalışmaya alındı. Tanı aşamasında her hastadan torasentezle 10 ml plevra sıvısı alındı. Sıvı iki eşit parçaya ayrıldı. Bir kısım konvansiyonel sitoloji için kullanılırken diğer kısımdan hücre bloğu yapıldı. Konvansiyonel yaymalar May-Grünwald-Giemsa ve Hematoksilen- Eosin ile boyandı. Hücre bloğu kesitleri Hematoksilen-Eosin ve musikarmin ile boyandı. Konvansiyonel sitoloji bulguları “benign sitoloji” ve “malign sitoloji” olarak gruplandı. Sitoblok kesitleri tek tümör hücresi, asiner, papiller patern, solid ada varlığı, musikarmin ile boyanma açısından değerlendirildi. Bulgular: Benign ve malign konvansiyonel sitoloji grubunun her birinde 20’şer hasta vardı. Benign konvansiyonel sitoloji grubunda, konvensiyonel sitolojiye ek olarak sitoloblok yapılması 4 hastaya daha malignite tanısı konmasını sağlayarak, malign sıvı tanısını (4/40) %10 oranında artırdı. Konvansiyonel sitolojisi malign olan grupta, sitoblok yönteminin beraber kullanılması, 7 hastada (7/20, %35) adenokarsinom tanısı koydurarak, akciğer kanserinin subtiplendirmesine olanak sağladı. Sonuç: Çalışmamız, akciğer kanserine eşlik eden eksudatif plevra sıvısı olan hastalarda, konvansiyonel sitoloji ile birlikte sitoblok yönteminin kullanılmasının tanı değerini artırdığını kanıtlamıştır.