Emiş Cansu YAKA
İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi - 2026;30(1):96-104
Giriş: Huzursuz Bacaklar Sendromu (HBS) olan hastaların sosyodemografik, klinik ve tedaviye ilişkin özelliklerini tanımlamak ve temel klinik değişkenler arasındaki olası ilişkileri araştırmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yönteml: Üçüncü basamak bir nöroloji kliniğinden toplam 441 HBS hastasına ait kesitsel veri analizi yapılmıştır. Demografik bilgiler, komorbiditeler, aile öyküsü, demir durumu, semptom özellikleri ve tedavi yöntemlerine ilişkin veriler elde edilmiştir. Uygulanan istatistiksel analizler tanımlayıcı istatistikler, grup karşılaştırmaları (Mann-Whitney U, Ki-kare) ve Spearman korelasyonlarıdır. Bulgular: Çalışma grubunun çoğunluğunu kadınlar oluşturmaktadır (%69.4) ve ortalama yaş 56.1 yıldır. Tanıya ulaşmada belirgin bir gecikme olduğu gözlenmiştir. Komorbiditeler arasında hipertansiyon (%16.8), diyabet (%15.9) ve radikülopati (%18.1) en sık görülenlerdir. Bir kadın hastanın düşük ferritin düzeyine sahip olma olasılığı 3.05 kat daha yüksektir. Pramipeksol temel tedavi olarak kullanılmıştır (%86.2). Hastalık şiddeti ile pramipeksol dozu arasında güçlü pozitif bir korelasyon vardır (rho = 0.698). Kol tutulumuna sahip hastalar veya gabapentin/pregabalin kullananlar anlamlı derecede daha yüksek hastalık şiddeti göstermiştir. Sonuç: Bulgular, kadınlarda belirgin şekilde daha sık görülen, demir eksikliği ile ilişkili, diğer tıbbi durumlarla sık birlikte seyreden özel bir klinik HBS fenotipine işaret etmektedir. Yönetim süreci, tanıda belirgin bir gecikme ve hastalık şiddeti arttıkça dopaminerjik tedavi yoğunluğunun arttığı bir tedavi modeli ile karakterizedir.