DENİZ İNCAMAN, MUSA SALMANOĞLU, ABDULBAKİ KUMBASAR, ÖMÜR TABAK
Journal of Anatolian Medical Research - 2021;6(3):72-80
Giriş: Mikroanjiopatik hemolitik anemiler (MAHA) oldukça nadir görülen ve tedavi edilmediğinde mortal seyreden bir grup hastalığa verilen isimdir. Amaç: Bu çalışmadaki amacımız; trombositopeni saptanan ve özellikle de end-organ tutulumu olmayan hastalarda ayırıcı tanıda MAHA’nın hatırlanması gerekliliğini vurgulamaktır. Aynı zamanda erken tanı ve tedavide mortalite oranının düştüğünü gösterebilmektir. Gereç ve yöntem: Eylül 2017- mayıs 2019 tarihlerinde arasında iç hastalıkları servisinde tanısı koyularak takip ve tedavi edilen vakaları retrospektif olarak inceledik. Tanı kriterlerine uyan toplam 15 hasta çalışmaya alındı. Hastalardan, ilk başvuruda; tam kan sayımı, sedimentasyon, periferik yayma, direkt coombs, CRP, koagülasyon testleri ve biyokimyasal tetkikler çalışıldı. Ayrıca her plazmaferez işleminden önce ve sonra; tam kan sayımı, üre, kreatin, LDH, indirek bilirubin düzeyleri bakıldı. Bulgular: Hastaların E/K oranı 8 /7 (% 53.3/ 46.6) ve yaş ortalaması 46.8 (25-79) bulundu. Hastaların etyolojik sınıflandırılması sonucu; 8 hasta (%53.3) TTP(Trombotik trombositopenik purpura) olarak, 4 hasta (%26.6) vitamin B 12 eksikliğine bağlı, 1 hasta sistemik lupus eritamatozus (%6.6), 1 hasta (%6.6) atipik hemolitik üremik sendrom ve 1 hasta (%6.6) da ilaç ilişkili MAHA olarak değerlendirildi. Sonuç: Çalışmaya alınan 15 hastadan 11 hastanın (%73.3) iyileşme, 4 hastanın (%20) izlemi esnasında exitus, 1 hastanın (%6.6) taburculuktan sonra, toplamda 5 (%33.3) hastanın exitus olduğu tespit edildi.