Emel OĞUZ-AKARSU, Shanay ALİZADA, Aslıhan BAŞKIN, Yasemin DİNÇ, Rifat ÖZPAR, Necdet KARLI
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;52(1):1-5
İdiyopatik intrakraniyal hipertansiyon (İİH), ikincil bir neden olmaksızın artmış intrakraniyal basınç ile karakterize olup en sık baş ağrısı ve görsel semptomlarla ilişkilidir. Bu çalışmanın amacı, İİH'li hastalarda demografik ve klinik özelliklerin yanı sıra başağrısı fenotipleri, eşlik eden semptomlar ve nörogörüntüleme bulgularını değerlendirmektir. Bu retrospektif gözlemsel çalışma, 2020-2025 yılları arasında İİH tanısı alan 80 hastayı içermektedir. Baş ağrısı özellikleri, eşlik eden semptomlar, beyin omurilik sıvısı açılış basıncı ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) bulguları tıbbi kayıtlardan elde edilmiştir. Migren-benzeri baş ağrısı, Uluslararası Baş Ağrısı Sınıflandırması'na göre (ICHD-3) tanımlanmıştır. Hastaların çoğu kadındı (%78,8) ve medyan tanı yaşı 38 idi. Baş ağrısı en sık başvuru semptomu olup hastaların %87,5'inde bildirilmiştir; bunu geçici görsel bulanıklık (%70,0) ve pulsatil tinnitus (%46,3) izlemiştir. Baş ağrısı olan hastaların %37,1'inde migren-benzeri baş ağrısı saptanmıştır. İİH ile ilişkili tipik MRG bulguları-empty sella veya parsiyel empty sella, perioptik subaraknoid mesafede genişleme, optik sinir tortiyozitesi ve transvers sinus stenozu-değişen oranlarda gözlenmiştir. Tüm hastalara asetazolamid başlanmış olup topiramat yaklaşık üçte birinde kullanılmış, cerrahi girişim yalnızca az sayıda hastada gerekmiştir. Bu çalışma, İİH'nin heterojen klinik bir tablo sergilediğini ve İİH'ye bağlı baş ağrısı ile migren-benzeri baş ağrısı fenotiplerinin sıklıkla örtüştüğünü göstermektedir. Bu klinik özelliklerin destekleyici görüntüleme bulgularıyla birlikte tanınması, erken tanıya katkı sağlayabilir ve primer baş ağrısı bozukluklarıyla yanlış sınıflandırmayı azaltabilir.