Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

İDİYOPATİK MEMBRANÖZ GLOMERÜLONEFRİT TANISI ALAN YETİŞKİN HASTALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ: TEK MERKEZ DENEYİMİ

CEMİLE PEKER, ALPARSLAN ERSOY, ABDÜLMECİT YILDIZ

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2025;51(2):319-323

 

İmmünkompetan bir nefropati olan membranöz glomerülonefrit (MGN), nefrotik sendromun en yaygın nedenleri arasındadır. Spontan remisyon meydana gelebilse de, uzun vadeli son dönem böbrek yetmezliği gelişme riski vardır. MGN tedavi yaklaşımları konusunda tam bir fikir birliği yoktur; ancak immünosüpresif tedaviler kritik öneme sahiptir. Bu retrospektif, kesitsel çalışmaya, Mart 2007 ile Kasım 2015 tarihleri arasında merkezimizi ziyaret eden ve MGN tanısı alan 99 hasta dahil edilmiştir. Hasta verileri hastane bilgi sisteminden retrospektif olarak taranmış ve kaydedilmiştir. 99 hastanın 43’ü (%43,4) kadındı. Hastaların ortalama yaşı 46,7 yıl ve ortalama takip süresi 18,5 ay idi. Toplam 71 hasta (%71,7) nefrotik proteinüri ile başvururken, 57 hastada (%57,6) nefrotik sendrom vardı. 85 hastaya (%85,9) immünosupresif ilaç reçete edildi. İmmünosupresif tedavi görenler arasında 57 hastada (%79,9) tanı anında proteinüri devam ediyordu. İmmünosupresif tedavi uygulanan 63 hastada (%74,1) remisyon sağlanırken, konservatif tedavi uygulanan 10 hastada (%71,3) remisyon sağlandı. Hipertansiyon ve IgG birikimi, idiyopatik membranöz glomerülonefrit (MGN) tanısı alan hastalarda daha zayıf tedavi yanıtıyla ilişkili olabilir. Özetle, MGN, farklı yaş ve cinsiyetlerdeki bireyleri etkileyebilen nefrotik sendromun yaygın bir nedenidir. Çalışmamız, immünosüpresif tedavi gören hastalarda daha yüksek remisyon oranları tespit etmiş olup, bu durum, etkili hastalık yönetimi için bireysel risk faktörlerinin değerlendirilmesi ve uygun tedavi stratejilerinin seçilmesinin önemini vurgulamaktadır.