UFUK TALU, S BORA GÖKSAN, İBRAHİM KAYA, MEHMET DEMİRHAN, FEHMİ DALDAL
Acta Orthopaedica et Traumatologica Turcica - 2000;34(2):132-138
Amaç: Pes ekinovarusta (PEV) plantar ve subtalar gevşetme yöntemi olan Carroll tekniği ile sağlanan düzelme derecesini, karşılaşılan komplikasyonları, ayak mobilitesi üzerine olan etkilerini ve sonuçlarını değerlendirmek. Çalışma planı: On dokuz çocuğun 25 ayağı idiyopatik PEV sebebiyle Carroll tekniği kullanılarak tedavi edildi. Ortalama yaşı 11 ay (5-32 ay) olan olguların tümünde Dimeglio sınıflandırmasına göre III ve IV. evre deformite vardı. Ameliyat öncesi radyografilerde ortalama ön-arka talokalkaneal açı 11.5°, lateral talokalkaneal açı 13.3°, talo 1. metatarsal açı 46.5° ve kalkaneo-5. metatarsal açı 24.2° bulundu. Olgular ortalama 17 ay (11-24 ay) süreyle izlendi. Sonuçlar: Ameliyat sonrasında sirküler alçı yapılan bir olgudaki yara ayrışması dışında yara problemiyle karşılaşılmadı. Dimeglio ve Bensahel kriterlerine göre hareket açısından 14 olgu, 18 ayakta (%72) mükemmel sonuç alındı. Majör rezidüel deformite olarak iki ayakta ön ayak adduksiyonu, iki ayakta medial longitüdinal arkın çökmesi, bir ayakta pes kavus, bir ayakta dorsal naviküler subluksasyon gözlendi. Ameliyat sonrası radyografilerde ortalama ön-arka talokalkaneal açı 37.2°, lateral talokalkaneal açı 34.7°, talo 1. metatarsal açı 2.8° ve kalkaneo-5. metatarsal açı 0.5° bulundu. Çıkarımlar: Pes ekinovarus cerrahisinde iyi sonuç elde edebilmek için patolojik anatomi iyi bilinmelidir. Önemli avantajları bulunan Carroll yöntemi patolojik anatomiyi dikkate alarak tasarlanan bir yöntem olduğundan çoğu olguda iyi bir düzelme sağlamaktadır. Ameliyat sırasında klinik ve radyolojik olarak tam düzelmenin sağlanması ve bunun kesinleştirilmesi son derece önemlidir.