İDRAR SİTOLOJİSİ VE ÜRİNER SİSTEM ULTRASONOGRAFİSİNİN MESANE TÜMÖRLÜ HASTALARIN TAKİBİNDEKİ YERİ

İBRAHİM KARABULUT, TURGUT YAPANOĞLU, FATİH ÖZKAYA, ŞENOL ADANUR, TEVFİK ZİYPAK

The New Journal of Urology - 2014;9(1):6-11

Bölge Eğitim Hastanesi, Üroloji Kliniği

 

Amaç: Mesane tümörleri ilk tespit edildiklerinde %70 oranında yüzeyel tümörlerdir. Bu yüzeyel tümörler nüks etme eğilimindedirler. Hastalarda oluşabilecek nüksleri tespit edebilmek için belirli periyotlarda invazif işlem olan sistoskopi ile takip etmek gerekmektedir. Biz bu invazif işlem yerine üriner USG ve sitolojinin birlikte kullanılabilirliğini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya dahil edilen hastalar konu hakkında bilgilendirildikten sonra, onam formları alındı. İdrar yolu enfeksiyonu olanlar, kalıcı üretral kateter taşıyan hastalar, kemoterapi, immunoterapi ve radyasyon tedavisi alanlar, aktif prostat kanserliler, son iki ay içerisinde mesane veya üriner sisteme yönelik endoskopik girişim ya da cerrahi geçiren olgular çalışma dışı bırakıldılar. Hastalardan sistoskopi öncesi klinik şartlarında miksiyonla elde edilen idrar ve ameliyathane şartlarında sistoskopi öncesi mesane yıkama suyu sitolojik tetkik için gönderildi. Yine sistoskopi öncesi hastaların klinik şartlarında USG ile mesaneleri değerlendirildi. Üriner sistem USG’nin aynı hekim tarafından tüm hastalarda aynı optimum şartlar oluşturularak yapılması sağlandı. Tarama testlerinin performanslarını değerlendirmede istatistiksel analiz yöntemi olarak ROC analiz yöntemi kullanıldı. pİ0,05 olması durumunda fark istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Mesane tümörü tanısı konulan 296 hastanın yaş ortalaması 65,9±14,8 idi. Hastaların tedavi edici transüretral rezeksiyondan sonra geçen izlem süreleri 3-39 ay idi. Sitolojik inceleme ile hastaların 62’sinde (%20) pozitif sonuç elde edildi. Üriner USG’de ise 98 (%33) hastada lezyon saptandı. Her iki parametrenin de ortak kullanılması sonucu hastaların 83 (%28) tanesinde sonuçlar pozitif olarak değerlendirildi. Tanı testlerinin ikili karşılaştırmaları sonucunda; sitoloji ile üriner sistem USG arasında önemli derecede bir farkın olduğu saptandı. Yine sitoloji ile üriner sistem USG ve sitoloji’nin birlikte kullanımı arasında önemli derecede bir farkın olduğu fakat üriner sistem USG ile sitoloji ve üriner sistem USG birlikteliği arasında önemli derecede bir farkın olmadığı tespit edilmiştir. Sonuçlar: Herhangi bir nedenle sistoskopi yapılamayacak hastalarda USG ve sitolojinin yüksek güvenirlilik ve düşük hata payı nedeniyle kullanılabileceğini düşünmekteyiz.