Şeyma ŞANLI, Gözde ÖZKAN, Şükrü ÇEK İÇ, Yakup CANITEZ, Nihat SAPAN
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2025;51(3):523-527
Besin alerjileri, genellikle çocukluk çağında daha sık görülür ve hayatı tehdit eden reaksiyonlara yol açabilir. Besin alerji sinin yaygınlığı toplumlar arasında farklılık göstermekle birlikte, yapılan çalışmalarda bu alerjilerin sıklığı %1 ile %10 arasında değişmektedir. Alerjik reakksiyonlara en sık neden olan besinler arasında süt, yumurta, buğday, yer fıstığı, kuruyemişler, balık ve deniz ürünleri bulunmaktadır. Bu çalışmada Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Alerji Polikliniği'ne Haz iran 2015 -Haziran 2020 tarihleri arasında başvuruan IgE aracılı besin alerjili çocuklarda alerjen profilinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Hastaların %63,6'sı erkek, ortalama başvuru yaşı ise 3,06 yıl olarak bulunmuştur. Hastaların çoğu (%80,4) deri şikayetleri ile başvurmuştur. %10,2'sinde besinlere karşı anafilaksi gelişmiştir. Hastaların %39,8'inde atopi ile ilişkili hastalıklar mevcuttur. Atopik dermatit, en sık görülen eşlik eden alerjik hastalıktır ve IgE aracılı besin alerjileri ile sıklıkla ilişkilidir. Deri prik testi ve serum spesifik IgE test sonuçları, en sık alerjiye neden olan besinlerin sırasıyla yumurta ve süt olduğunu göstermektedir. Bunun dışında fındık, yer fıstığı, ceviz gibi diğer besin alerjenleri de sıklıkla tespit edilmiştir. Tedavi sürecinde, hastaların durumuna göre diyet ve ilaç tedavisi kombinasyonu kullanılarak alerjik reaksiyonların kontrol altına alınması hedeflenmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma, besin alerjilerinin erken dönemde tanınmasının ve doğru tedavi yöntemlerinin uygulanmasının önemini vurgulamaktadır. Besin alerjilerinin doğru şekilde tanınması, alerjenlerin diyetten çıkarılması ve gerekli tedavi yöntemlerinin uygulanması, hem hastaların sağlığını korumak hem de alerjik reaksiyonların önüne geçmek için kritik rol oynamaktadır.