Yavuz ÖNEL
İzmir Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;5(2):68-74
Amaç Preaksiyal polidaktili (PP), üst ekstremitenin yaygın görülen konjenital anomalilerinden biri olup belirgin klinik varyasyon göstermektedir. Cerrahi tedavinin amacı; stabil, aksiyel dizilimi düzgün, fonksiyonu korunmuş ve estetik açıdan kabul edilebilir bir başparmak elde etmektir. Bu olgu sunumunda, başparmak duplikasyonu bulunan nadir ve ihmal edilmiş bir olgu ele alınmış ve cerrahi sonuçlar mevcut sınıflama ve skorlama sistemleri ışığında değerlendirilmiştir. Olgu Dokuz yaşında erkek hasta, sağ elde preaksiyal polidaktili ve fonksiyonel kısıtlılık ile başvurdu. Fizik muayenede radial başparmakta interfalangeal eklem hareketinin olmadığı, ulnar başparmakta ise hareketin korunduğu saptandı. Radyolojik değerlendirmede radial başparmağın trifalangeal yapıda olduğu ve duplike parmaklar arasında epifizyal düzeyde kemiksel bağlantı bulunduğu belirlendi. Cerrahi tedavi kapsamında radial başparmak eksize edildi; kollateral ligament ve abductor pollicis brevis insersiyosu korunarak rekonstrüksiyon uygulandı ve Kirschner telleri ile stabilizasyon sağlandı. Postoperatif takipte metakarpofalangeal eklem hareket açıklığının tam olduğu, interfalangeal eklemde yalnızca 5 derece ekstansiyon kaybı bulunduğu ve yaklaşık 15 derece radial deviasyon mevcut olduğu görüldü. Opozisyon ve pinch kuvveti karşı taraf ile benzerdi; hasta ve ailesi fonksiyonel ile estetik sonuçlardan yüksek düzeyde memnuniyet bildirdi. Takip süresince Kirschner teli ile ilişkili komplikasyon izlenmedi. Sonuç PP geniş morfolojik varyasyonlar gösterdiğinden, geleneksel sınıflama sistemleri tüm klinik prezentasyonları kapsamada yetersiz kalabilmektedir. Optimal sonuçlara ulaşılabilmesi için bireyselleştirilmiş cerrahi planlama ve uygun rekonstrüktif tekniklerin kombinasyonu önemlidir. Bu olguda kollateral ligament rekonstrüksiyonu ve geçici Kirschner teli stabilizasyonu ile tatmin edici fonksiyonel ve estetik sonuçlar elde edilmiştir. Sonuçlar, mevcut skorlama sistemleri ile uyumlu olup, kompleks PP olgularında hasta bazlı cerrahi stratejilerin etkinliğini desteklemektedir.