Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

İKİNCİ BASAMAK BİR HASTANEDE RENAL BİYOPSİ DENEYİMİ

MEHMET USTA, CUMA BÜLENT GÜL, ABDÜLMECİT YILDIZ, IŞIN KILIÇARSLAN, ALPARSLAN ERSOY

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2011;37(3):113-115

Bursa Devlet Hastanesi, Nefroloji Kliniği, Bursa

 

Böbrek biyopsisi günümüzde böbrek parenkim hastalıklarının tanı ve tedavisinde kullanılan en iyi yöntemdir. Çalışmamızda böbrek biyopsi-lerini klinik ve patolojik açıdan değerlendirmeyi amaçladık. Bu çalışma 2005 ve 2010 tarihleri arasında Bursa Devlet Hastanesi Nefroloji Servisinde renal biyopsi gerçekleştirilen 30 hastanın verilerinin retrospektif olarak analiz edilmesiyle yapılmıştır. Biyopsiler ikinci basamak tek merkezde ultrasonografi eşliğinde yapıldı. Biyopsilerin tamamı nativ böbrek biyopsisi idi. Biyopsilerin çoğu proteinüri (%40) nedeni ile yapıldı. Endikasyon olarak ikinci sırayı proteinüri ile birlikte hematüri (%33.3) takip etti. Biyopsi tanılarımız ise %30 membranöz glomerü-lonefrit (MGN), IgA nefropatisi (%16.7), amiloidoz (%16.7), membranoproliferatif glomerülonefrit (%10), lupus nefriti (%10), tubüler interstisyel nefropati (%6.6), fokal segmental glomerüloskleroz (%3.3), hipertansif nefroskleroz (%3.3) ve vaskülit (%3.3) idi. Çalışmaya alınan hastalarda majör komplikasyon görülmedi. Sıklıkla proteinüri nedeni ile yaptığımız renal biyopsi sonucu; en sık MGN, ikinci sırada amiloidoz ve IgA nefropatisi tanısı konmuştur. Bu çalışma ikinci basamak hastanelerin uygun koşullar sağlandığında primer glomerüler hastalıkların tanı ve tedavisinde etkin rol oynayabileceğini göstermiştir.