BURKAY YAKAR, YUSUF HAYDAR ERTEKİN, HÜLYA ERTEKİN
The Anatolian Journal of Clinical Investigation - 2015;9(4):189-193
Bu çalışmada çocukluk çağının sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan ilaç zehirlenmelerinde demografik özellikleri dökümante etmek ve ailesel etkenleri araştırmak amaçlandı. Bu çalışma, 01.04.2009-01.10.2009 tarihleri arasında kliniğimize ilaçla zehirlenme nedeniyle getirilen çocukların demografik özellikleri, zehirlenmeye neden olan ilaçlara ait özellikler, ailelerin tutum ve davranışları, ilaç alımına etkisi olabilecek olası diğer nedenler retrospektif olarak sorulan sorulara verilen yanıtların kaydedildiği izlem formu aracılığıyla belgelendirildi. Kaydı yapılan 137 zehirlenme olgusunun yaş ortalaması 5,3 ± 4,72 (5 ay -15 yaş), olguların 80’i kız (%58,3), 57’si erkek (%41,6) idi. Okul öncesi dönemdeki çocuklarla (n=101, %73,3) (51’i kız, 50’si erkek) karşılaştırıldığında okul çocuklarında (n=36 %26,8) kız çocukları daha ön plandaydı (28’i kız, 8’i erkek). Altı aylık dönemde acil servise başvuru sayısı 59310 idi. 137 zehirlenme olgusunun acile getirilen tüm olgulardaki oranı %0,23’tü. 85 olguluk ilaç zehirlenmesi vaka serimiz ise tüm acil başvurularının % 0,14’ünü oluşturuyordu (tüm zehirlenme olgularının %62’sini). Zehirlenmeye en sık olarak yol açan ilaçların başında parasetamol (%27), antidepresanlar (%8,1) ve pseudoefedrin (%9,4) geliyordu. Adolesan dönemde özellikle kızların intihar amaçlı ilaç alımları söz konusuydu. Ülkemizde küçük çocukların evde sıklıkla yalnız bırakılmaları, ilaçların çocukların kolayca erişebilecekleri yerlerde bulundurulması ve ambalajlarının korumasız olması zehirlenme olasılığını arttırmaktadır. Ailelerin gelir ve eğitim düzeyi genel olarak düşüktür. Çocukluk çağı ilaç zehirlenmelerinin ebeveyn eğitimi yanı sıra ilaçların çocukların açamayacağı biçimde paketlenmesi ile önlenebileceği açıktır. Bu konuda hem kamu hem de sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içinde çalışmaları gerekmektedir.