İLERİ ABDOMİNAL GEBELİKTE MRG TABANLI HARİTALAMA REHBERLİĞİNDE BAŞARILI PLASENTA ÇIKARIMI: BİR OLGU SUNUMU VE LİTERATÜR TARAMASI

Mehmet BÜLBÜL, Polat DURSUN, Gökçe Kaan ATAÇ

Turkish Journal of Obstetrics and Gynecology - 2026;23(3):283-290

Zonguldak Bülent Ecevit University Faculty of Medicine, Department of Obstetrics and Gynecology, Zonguldak, Türkiye

 

İleri abdominal gebelik, özellikle tanının ilk trimester sonrasına geciktiği durumlarda, anne ve fetüste belirgin morbidite ve mortalite ile ilişkili, nadir ancak yaşamı tehdit eden bir durumdur. Nadir görülmesi nedeniyle, optimal tanısal yaklaşım ve yönetim konusunda halen bir görüş birliği bulunmamaktadır. Bu olgu sunumunda, gebeliğin 24. haftasında sağlık kuruluşuna ilk kez başvuran bir kadında saptanan ileri abdominal gebelik olgusu sunulmaktadır. Hasta, beş aydır amenoreye eşlik eden giderek artan karın ağrısı, konstipasyon ve disparoni yakınmaları ile başvurdu. Ultrasonografide uterin kavite dışında yerleşmiş gestasyonel kese izlendi. Plasentanın yerleşimini ve komşu yapılarla ilişkisini değerlendirmek amacıyla manyetik rezonans görüntüleme yapıldı ve ileri abdominal gebelik tanısı doğrulandı. Hastada persistan şiddetli karın ağrısı ve akut batın ile uyumlu klinik bulgular bulunması nedeniyle danışmanlık verilmesi ve ameliyat öncesi planlamanın ardından acil cerrahi tedaviye karar verildi. Orta hat insizyonu ile laparotomi uygulandı. İntraoperatif olarak omentum, uterus, adneksler ve mesanenin gestasyonel kese ile yoğun şekilde yapışık olduğu ve frozen pelvis görünümü oluşturduğu saptandı. Plasentanın sigmoid kolon üzerindeki periton ile sol iliyak bölgeye invaze olduğu ancak majör vasküler tutulumun bulunmadığı görüldü. Organ koruyucu cerrahi başarıyla uygulandı ve plasenta dikkatli diseksiyonla komplikasyonsuz şekilde çıkarıldı. Postoperatif seyir sorunsuzdu ve hasta iyi klinik durumda taburcu edildi. İleri abdominal gebelik, karın ağrısı ve atipik görüntüleme bulguları ile başvuran gebelerde ayırıcı tanıda mutlaka düşünülmelidir. Akut batın bulguları bulunan semptomatik hastalarda bekleyici yaklaşıma kıyasla acil cerrahi tercih edilebilir. Plasenta yönetimi tartışmalı olmaya devam etmekle birlikte cerrahi planlama açısından ayrıntılı preoperatif görüntüleme kritik öneme sahiptir. Majör vasküler invazyonun bulunmadığı seçilmiş olgularda, organ koruyucu yaklaşımla plasentanın çıkarılması mümkün olabilir.