Arzu VELİOĞLU
Turkish Journal of Hematology - 2026;43(3):262-265
İleri evre kronik böbrek hastalığı (KBH), trombotik ve kanama risklerinin birlikte bulunduğu bir hemostatik durumla karakterizedir. Böbrek fonksiyonu azaldıkça, trombotik olaylardan korunma ile kanama riski arasındaki dengenin sağlanması giderek daha güç hale gelmektedir. Atriyal fibrilasyon ileri evre KBH'de sık görülmekte ve yüksek inme riskiyle ilişkili olmakla birlikte, bu hasta grubu temel randomize klinik çalışmalardan büyük ölçüde dışlandığı için antikoagülasyonun net klinik yararı belirsizliğini korumaktadır. Mevcut risk skorları, tromboz ve kanama riskinin KBH'ye özgü ve dinamik belirleyicilerini yeterince yansıtmamaktadır. Gözlemsel veriler apiksabanın varfarine kıyasla potansiyel avantajlarını düşündürürken, diğer ajanlara ilişkin kanıtlar hâlen sınırlıdır. Güncel randomize çalışmalar, genel kardiyovasküler popülasyondan elde edilen antitrombotik tedavi stratejilerinin ileri evre KBH hastalarına doğrudan uyarlanmasının güçlüğünü bir kez daha ortaya koymuştur. Gelecekteki araştırmaların, KBH'ye özgü risk prediksiyon modellerinin geliştirilmesine, ileri evre KBH hastalarının dahil edildiği randomize klinik çalışmalara ve faktör XI/XIa inhibitörleri gibi daha güvenli antikoagülan stratejilerin geliştirilmesine odaklanması gerekmektedir.