ZEYNEP KOÇ, GÜVEN YILMAZ
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2025;36(1):69-73
GİRİŞ ve AMAÇ: Açıklanamayan anemi (AA) vakaları tanısal amaçlı olarak kemik iliği aspirasyonu (KİA) ve kemik iliği biyopsisi (KİB) işlemlerini ge-rektirebilmektedir. Bu işlemler girişimsel uygulanmakta olup beraberinde çeşitli komplikasyonlara yol açabilmektedir. Çalışmamızda hafif düzeyde anemisi olan, hemoglobin (Hb) düzeyi 10-12 gr/dL arası olan grade 1 anemili AA vakalarında bu işlemlerin gerekliliğinin araştırılması planlanmıştır. YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışmamız retrospektif olup, hematoloji polikliniğine başvuran AA tanılı hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Hb 10-12 g/dL, 50 yaş üstü 40 AA’lı hastanın KİA ve KİB sonuçları yanısıra fizik muayene sonuçları ve tüm laboratuvar bulguları incelenmiştir. Tüm vakaların periferik yaymaları ve kemik iliği depo demiri incelenmiştir. Bistopeni/pansitopeni varlığı, splenomegali, displastik bulgular, nedeni belli ve açık olan anemi vakaları çalışma dışı bırakılmıştır. BULGULAR: AA nedeniyle değerlendirilen vaka sonuçları incelendiğinde malign veya nonmalign hematolojik hastalığa rastlanmamıştır. 44 Yaş ve üzeri olan hasta grubunda grubunda kronik hastalık anemisi (KHA) %62.5 ile ilk sırada yer alırken, demir eksikliği anemisi (DEA) %37.5 ile ikinci sırada yer almıştır. TARTIŞMA ve SONUÇ: Sonuç olarak çalışmamız; AA, grade 1 anemi, Hb 10-12 g/dL olgularında ayrıntılı fizik muayene, ayrıntılı sistem sorgulaması, görün-tüleme yöntemleri ve periferik yayma, laboratuvar incelemelerinin önemini göstermektedir. Anamnez, fizik muayene ve doğru tetkiklerin uygulanması halinde, bu hasta grubunda KİA ve KİB incelemesinin mutlak bir gereklilik olmadığını çalışma sonucumuz düşündürmüştür. Gün-cel kılavuzlar AA vakalarında KİA ve KİB yapılması gerektiğini vurgulamaktadır. Hb<10 gr/dL oluşu gerçek ve anlamlı anemi olarak kabul gör-mektedir. Ayrıca displazi, bistopeni/pansitopeni varlığı gibi bulgular Myelodisplastik Sendrom (MDS) ve Aplastik Anemi için anlamlı bulgulardır. Grade 1 anemi olan hastalarda bu bulgular dışlandığında KİA ve KİB olmadan anemi ayırıcı tanısı yapılabileceğini çalışmamız göstermektedir.